ا ل ذ ى 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 289 ayette 300 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 225 ayet / 230 kelime Medenî: 64 ayet / 70 kelime
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَحْيَاكُمْۘ
ثُمَّ
يُم۪يتُكُمْ
ثُمَّ
يُحْي۪يكُمْۜ
اِنَّ
الْاِنْسَانَ
لَكَفُورٌ
Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O’dur. İnsan gerçekten pek nankördür.[66]
فَاِذَا
اسْتَوَيْتَ
اَنْتَ
وَمَنْ
مَعَكَ
عَلَى
الْفُلْكِ
فَقُلِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
نَجّٰينَا
مِنَ
الْقَوْمِ
الظَّالِم۪ينَ
Ey Nuh! Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: «Bizi zalim milletten kurtaran Allah’a hamdolsun» de.[28]
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْشَاَ
لَكُمُ
السَّمْعَ
وَالْاَبْصَارَ
وَالْاَفْـِٔدَةَۜ
قَل۪يلاً
مَا
تَشْكُرُونَ
Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O’dur. Pek az şükrediyorsunuz.[78]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
ذَرَاَكُمْ
فِي
الْاَرْضِ
وَاِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Sizi yerde yaratıp yayan O’dur ve O’nun huzurunda toplanacaksınız.[79]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُ
وَلَهُ
اخْتِلَافُ
الَّيْلِ
وَالنَّهَارِۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
Dirilten de, öldüren de O’dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O’nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz?[80]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
جَٓاؤُ۫
بِالْاِفْكِ
عُصْبَةٌ
مِنْكُمْۜ
لَا
تَحْسَبُوهُ
شَراًّ
لَكُمْۜ
بَلْ
هُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
لِكُلِّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
مَا
اكْتَسَبَ
مِنَ
الْاِثْمِۚ
وَالَّذ۪ي
تَوَلّٰى
كِبْرَهُ
مِنْهُمْ
لَهُ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
(Peygamber’in eşi hakkında) o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın, o sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günah karşılığı ceza vardır; içlerinden elebaşılık yapana ise büyük azap vardır.[11]
وَلْيَسْتَعْفِفِ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَجِدُونَ
نِكَاحاً
حَتّٰى
يُغْنِيَهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
وَالَّذ۪ينَ
يَبْتَغُونَ
الْكِتَابَ
مِمَّا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْ
فَكَاتِبُوهُمْ
اِنْ
عَلِمْتُمْ
ف۪يهِمْ
خَيْراًۗ
وَاٰتُوهُمْ
مِنْ
مَالِ
اللّٰهِ
الَّـذ۪ٓي
اٰتٰيكُمْۜ
وَلَا
تُكْرِهُوا
فَتَيَاتِكُمْ
عَلَى
الْبِغَٓاءِ
اِنْ
اَرَدْنَ
تَحَصُّناً
لِتَبْتَغُوا
عَرَضَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۜ
وَمَنْ
يُكْرِهْهُنَّ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
مِنْ
بَعْدِ
اِكْرَاهِهِنَّ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfü ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul edin. Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilsin ki Allah hiç şüphesiz onu değil zorlanan kadınları bağışlar ve merhamet eder.[33]
وَعَدَ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنْكُمْ
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ
فِي
الْاَرْضِ
كَمَا
اسْتَخْلَفَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۖ
وَلَيُمَكِّنَنَّ
لَهُمْ
د۪ينَهُمُ
الَّذِي
ارْتَضٰى
لَهُمْ
وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ
مِنْ
بَعْدِ
خَوْفِهِمْ
اَمْناًۜ
يَعْبُدُونَن۪ي
لَا
يُشْرِكُونَ
ب۪ي
شَيْـٔاًۜ
وَمَنْ
كَفَرَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْفَاسِقُونَ
Allah, içinizden inanıp yararlı iş işleyenlere, onlardan öncekileri halef kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kılacağına, onlar için beğendiği dini temelli yerleştireceğine, korkularını güvene çevireceğine dair söz vermiştir. Çünkü onlar Bana kulluk eder, hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra inkar eden kimseler, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardır.[55]
تَبَارَكَ
الَّذ۪ي
نَزَّلَ
الْفُرْقَانَ
عَلٰى
عَبْدِه۪
لِيَكُونَ
لِلْعَالَم۪ينَ
نَذ۪يراًۙ
Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran’ı indiren Allah yücelerin yücesidir.[1-2]
اَلَّذ۪ي
لَهُ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَلَمْ
يَتَّخِذْ
وَلَداً
وَلَمْ
يَكُنْ
لَهُ
شَر۪يكٌ
فِي
الْمُلْكِ
وَخَلَقَ
كُلَّ
شَيْءٍ
فَقَدَّرَهُ
تَقْد۪يراً
Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran’ı indiren Allah yücelerin yücesidir.[1-2]
قُلْ
اَنْزَلَهُ
الَّذ۪ي
يَعْلَمُ
السِّرَّ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
اِنَّهُ
كَانَ
غَفُوراً
رَح۪يماً
De ki: «Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir.»[6]
تَبَارَكَ
الَّـذ۪ٓي
اِنْ
شَٓاءَ
جَعَلَ
لَكَ
خَيْراً
مِنْ
ذٰلِكَ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۙ
وَيَجْعَلْ
لَكَ
قُصُوراً
Dilerse sana, bunlardan daha iyi olan, içlerinden ırmaklar akan cennetler verebilen ve köşkler kurabilen Allah yücelerin yücesidir.[10]
وَاِذَا
رَاَوْكَ
اِنْ
يَتَّخِذُونَكَ
اِلَّا
هُزُواًۜ
اَهٰذَا
الَّذ۪ي
بَعَثَ
اللّٰهُ
رَسُولاً
Seni gördükleri zaman, «Allah’ın gönderdiği elçi bu mudur?» diye alaya almaktan başka birşey yapmazlar.[41]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
لِبَاساً
وَالنَّوْمَ
سُبَاتاً
وَجَعَلَ
النَّهَارَ
نُشُوراً
Size geceyi örtü, uykuyu rahatlık kılan, gündüzü çalışma zamanı yapan Allah’tır.[47]
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَرْسَلَ
الرِّيَاحَ
بُشْراً
بَيْنَ
يَدَيْ
رَحْمَتِه۪ۚ
وَاَنْزَلْنَا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
طَهُوراًۙ
Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen O’dur. Ölü bir yeri diriltmek ve yarattığımız nice hayvan ve insanları sulamak için gökten tertemiz su indirmişizdir.[48-49]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
مَرَجَ
الْبَحْرَيْنِ
هٰذَا
عَذْبٌ
فُرَاتٌ
وَهٰذَا
مِلْحٌ
اُجَاجٌۚ
وَجَعَلَ
بَيْنَهُمَا
بَرْزَخاً
وَحِجْراً
مَحْجُوراً
Birinin suyu tatlı ve kolay içimli, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da, karışmalarına engel olan bir sınır koyan Allah’tır.[53]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
مِنَ
الْمَٓاءِ
بَشَراً
فَجَعَلَهُ
نَسَباً
وَصِهْراًۜ
وَكَانَ
رَبُّكَ
قَد۪يراً
İnsanı sudan yaratarak, ona soy sop veren O’dur. Rabbin herşeye Kadir’dir.[54]
وَتَوَكَّلْ
عَلَى
الْحَيِّ
الَّذ۪ي
لَا
يَمُوتُ
وَسَبِّـحْ
بِحَمْدِه۪ۜ
وَكَفٰى
بِه۪
بِذُنُوبِ
عِبَادِه۪
خَب۪يراًۚۛ
Ölümsüz, diri olan Allah’a güven, O’nu överek tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.[58]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِۚۛ
اَلرَّحْمٰنُ
فَسْـَٔلْ
بِه۪
خَب۪يراً
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan sonra da arşa hükmeden Rahman’dır. Bunu bir bilene sor.[59]
تَبَارَكَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
فِي
السَّمَٓاءِ
بُرُوجاً
وَجَعَلَ
ف۪يهَا
سِرَاجاً
وَقَمَراً
مُن۪يراً
Gökte burçlar vareden, orada ışık saçan güneş ve aydınlatan ayı yaratan Allah, yücelerin yücesidir.[61]
Yükleniyor...