ص ل ح 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 29 ayette 30 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 13 ayet / 13 kelime Medenî: 16 ayet / 17 kelime
وَكَانَ
فِي
الْمَد۪ينَةِ
تِسْعَةُ
رَهْطٍ
يُفْسِدُونَ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَا
يُصْلِحُونَ
O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapan, düzeltmeye uğraşmayan dokuz kişi (çete) vardı.[48]
يُصْلِحْ
لَكُمْ
اَعْمَالَكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْ
ذُنُوبَكُمْۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
فَقَدْ
فَازَ
فَوْزاً
عَظ۪يماً
Ey inananlar! Allah’tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah’a ve Peygamber’ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.[70-71]
رَبَّنَا
وَاَدْخِلْهُمْ
جَنَّاتِ
عَدْنٍۨ
الَّت۪ي
وَعَدْتَهُمْ
وَمَنْ
صَلَحَ
مِنْ
اٰبَٓائِهِمْ
وَاَزْوَاجِهِمْ
وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۚ
«Rabbimiz! Müminleri ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, Hakim olan ancak Sensin»[8]
وَجَزٰٓؤُ۬ا
سَيِّئَةٍ
سَيِّئَةٌ
مِثْلُهَاۚ
فَمَنْ
عَفَا
وَاَصْلَحَ
فَاَجْرُهُ
عَلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّهُ
لَا
يُحِبُّ
الظَّالِم۪ينَ
Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah’a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez.[40]
وَوَصَّيْنَا
الْاِنْسَانَ
بِوَالِدَيْهِ
اِحْسَاناًۜ
حَمَلَتْهُ
اُمُّهُ
كُرْهاً
وَوَضَعَتْهُ
كُرْهاًۜ
وَحَمْلُهُ
وَفِصَالُهُ
ثَلٰثُونَ
شَهْراًۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
بَلَغَ
اَشُدَّهُ
وَبَلَغَ
اَرْبَع۪ينَ
سَنَةًۙ
قَالَ
رَبِّ
اَوْزِعْن۪ٓي
اَنْ
اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ
الَّت۪ٓي
اَنْعَمْتَ
عَلَيَّ
وَعَلٰى
وَالِدَيَّ
وَاَنْ
اَعْمَلَ
صَالِحاً
تَرْضٰيهُ
وَاَصْلِحْ
ل۪ي
ف۪ي
ذُرِّيَّت۪يۚ
اِنّ۪ي
تُبْتُ
اِلَيْكَ
وَاِنّ۪ي
مِنَ
الْمُسْلِم۪ينَ
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: «Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim» demesi gerekir.[15]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَاٰمَنُوا
بِمَا
نُزِّلَ
عَلٰى
مُحَمَّدٍ
وَهُوَ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۙ
كَفَّرَ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَاَصْلَحَ
بَالَهُمْ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed’e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.[2]
سَيَهْد۪يهِمْ
وَيُصْلِحُ
بَالَهُمْۚ
Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.[5]
وَاِنْ
طَٓائِفَتَانِ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
اقْتَتَلُوا
فَاَصْلِحُوا
بَيْنَهُمَاۚ
فَاِنْ
بَغَتْ
اِحْدٰيهُمَا
عَلَى
الْاُخْرٰى
فَقَاتِلُوا
الَّت۪ي
تَبْغ۪ي
حَتّٰى
تَف۪ٓيءَ
اِلٰٓى
اَمْرِ
اللّٰهِۚ
فَاِنْ
فَٓاءَتْ
فَاَصْلِحُوا
بَيْنَهُمَا
بِالْعَدْلِ
وَاَقْسِطُواۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الْمُقْسِط۪ينَ
Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltiniz; eğer biri diğeri üzerine saldırırsa, saldıranlarla Allah’ın buyruğuna dönmelerine kadar savaşınız; eğer dönerlerse aralarını adaletle bulunuz, adil davranınız, şüphesiz Allah adil davrananları sever.[9]
اِنَّمَا
الْمُؤْمِنُونَ
اِخْوَةٌ
فَاَصْلِحُوا
بَيْنَ
اَخَوَيْكُمْ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ۟
Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah’tan sakının ki size acısın.[10]
Yükleniyor...