KONU FİHRİST

Listeye Dön
Kıyamet Sati ve Alametleri
İnanç (Akâid) / Ahiret
اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَداًۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ
Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.[34]
فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ
Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar![18]
اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.[1]
لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ
Kıyamet gününe yemin ederim.[1]
وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ
Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).[2]
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ
İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?[3]
بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ
Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.[4]
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.[5]
يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ
«Kıyamet günü ne zamanmış?» diye sorar.[6]
فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ
İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay biraraya getirildiği zaman![7-9]
وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ
İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay biraraya getirildiği zaman![7-9]
وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ
İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay biraraya getirildiği zaman![7-9]
يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ
O gün insan, «Kaçacak yer neresi!» diyecektir.[10]
كَلَّا لَا وَزَرَۚ
Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur![11]
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.[12]
يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ
O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.[13]
بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ
Artık insan, kendi kendinin şahididir.[14]
وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ
İsterse özürlerini sayıp döksün.[15]