KONU FİHRİST

Listeye Dön
Vahy
İnanç (Akâid) / Peygamberlik
وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِياًّۚ
Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.[64]
وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْياً اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولاً فَيُوحِيَ بِـاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ
Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir.[51]
ذُومِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ
Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.[5-7]
وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ
Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.[5-7]
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ
Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.[8-9]
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ
Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.[8-9]
فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ
Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.[10-11]
مَا كَذَبَ الْفُؤٰ۬ادُ مَا رَاٰى
Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.[10-11]
اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?[12]
وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ
Andolsun onu, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.[13-14]
عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى
Andolsun onu, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.[13-14]
عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ
Cennetü’l-Me’vâ da onun yanındadır.[15]
يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ
Ey örtünüp bürünen (Resûlüm)![1]
يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ
Ey bürünüp sarınan (Resûlüm)![1]
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ
Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.[1-2]
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ
Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.[1-2]
اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ
Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.[3-5]
اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ
Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.[3-5]
عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ
Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.[3-5]