AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَا
نُوحاً
اِلٰى
قَوْمِه۪ٓ
اَنْ
اَنْذِرْ
قَوْمَكَ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَأْتِيَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh’u kendi kavmine gönderdik.[1]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اِنّ۪ي
لَـكُمْ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌۙ
Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah’ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz![2-4]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُ
وَاَط۪يعُونِۙ
Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah’ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz![2-4]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
يَغْفِرْ
لَـكُمْ
مِنْ
ذُنُوبِكُمْ
وَيُؤَخِّرْكُمْ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
اِنَّ
اَجَلَ
اللّٰهِ
اِذَا
جَٓاءَ
لَا
يُؤَخَّرُۢ
لَوْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah’ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz![2-4]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
دَعَوْتُ
قَوْم۪ي
لَيْلاً
وَنَهَاراًۙ
(Sonra Nuh:) Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;[5]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
فَلَمْ
يَزِدْهُمْ
دُعَٓاء۪ٓي
اِلَّا
فِرَاراً
Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı.[6]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
وَاِنّ۪ي
كُلَّمَا
دَعَوْتُهُمْ
لِتَغْفِرَ
لَهُمْ
جَعَلُٓوا
اَصَابِعَهُمْ
ف۪ٓي
اٰذَانِهِمْ
وَاسْتَغْشَوْا
ثِيَابَهُمْ
وَاَصَرُّوا
وَاسْتَكْبَرُوا
اسْتِكْبَاراًۚ
Gerçekten de, (imana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.[7]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
ثُمَّ
اِنّ۪ي
دَعَوْتُهُمْ
جِهَاراًۙ
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.[8]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
ثُمَّ
اِنّ۪ٓي
اَعْلَنْتُ
لَهُمْ
وَاَسْرَرْتُ
لَهُمْ
اِسْرَاراًۙ
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.[9]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
فَقُلْتُ
اسْتَغْفِرُوا
رَبَّكُمْ
اِنَّهُ
كَانَ
غَفَّاراًۙ
Dedim ki: Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır.[10]
يُرْسِلِ
السَّمَٓاءَ
عَلَيْكُمْ
مِدْرَاراًۙ
(Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,[11]
وَيُمْدِدْكُمْ
بِاَمْوَالٍ
وَبَن۪ينَ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
جَنَّاتٍ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
اَنْهَاراًۜ
Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.[12]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَرْجُونَ
لِلّٰهِ
وَقَاراًۚ
Size ne oluyor ki, Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?[13]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
وَقَدْ
خَلَقَكُمْ
اَطْوَاراً
Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.[14]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
اَلَمْ
تَرَوْا
كَيْفَ
خَلَقَ
اللّٰهُ
سَبْعَ
سَمٰوَاتٍ
طِبَاقاًۙ
Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış![15]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
وَجَعَلَ
الْقَمَرَ
ف۪يهِنَّ
نُوراً
وَجَعَلَ
الشَّمْسَ
سِرَاجاً
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.[16]
وَاللّٰهُ
اَنْبَتَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِ
نَبَاتاًۙ
Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.[17]
ثُمَّ
يُع۪يدُكُمْ
ف۪يهَا
وَيُخْرِجُكُمْ
اِخْرَاجاً
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.[18]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَـكُمُ
الْاَرْضَ
بِسَاطاًۙ
Allah, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.[19-20]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
لِتَسْلُكُوا
مِنْهَا
سُبُلاً
فِجَاجاً۟
Allah, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.[19-20]
Konular:
Hz. Nuh ve Gemisi
Yükleniyor...