AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِنَّهَا
سَٓاءَتْ
مُسْتَقَراًّ
وَمُقَاماً
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir![66]
وَالَّذ۪ينَ
اِذَٓا
اَنْفَقُوا
لَمْ
يُسْرِفُوا
وَلَمْ
يَقْتُرُوا
وَكَانَ
بَيْنَ
ذٰلِكَ
قَوَاماً
(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.[67]
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يَدْعُونَ
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَ
وَلَا
يَقْتُلُونَ
النَّفْسَ
الَّت۪ي
حَرَّمَ
اللّٰهُ
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَلَا
يَزْنُونَۚ
وَمَنْ
يَفْعَلْ
ذٰلِكَ
يَلْقَ
اَثَاماًۙ
Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur;[68]
يُضَاعَفْ
لَهُ
الْعَذَابُ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
وَيَخْلُدْ
ف۪يه۪۫
مُهَاناًۗ
Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.[69]
اِلَّا
مَنْ
تَابَ
وَاٰمَنَ
وَعَمِلَ
عَمَلاً
صَالِحاً
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يُبَدِّلُ
اللّٰهُ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
حَسَنَاتٍۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.[70]
وَمَنْ
تَابَ
وَعَمِلَ
صَالِحاً
فَاِنَّهُ
يَتُوبُ
اِلَى
اللّٰهِ
مَتَاباً
Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.[71]
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يَشْهَدُونَ
الزُّورَۙ
وَاِذَا
مَرُّوا
بِاللَّغْوِ
مَرُّوا
كِرَاماً
(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.[72]
وَالَّذ۪ينَ
اِذَا
ذُكِّرُوا
بِاٰيَاتِ
رَبِّهِمْ
لَمْ
يَخِرُّوا
عَلَـيْـهَا
صُـماًّ
وَعُمْيَـاناً
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;[73]
وَالَّذ۪ينَ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَا
هَبْ
لَنَا
مِنْ
اَزْوَاجِنَا
وَذُرِّيَّاتِنَا
قُرَّةَ
اَعْيُنٍ
وَاجْعَلْنَا
لِلْمُتَّق۪ينَ
اِمَاماً
(Ve o kullar): Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl! derler.[74]
اُو۬لٰٓئِكَ
يُجْزَوْنَ
الْغُرْفَةَ
بِمَا
صَبَرُوا
وَيُلَقَّوْنَ
ف۪يهَا
تَحِيَّةً
وَسَلَاماًۙ
İşte onlara, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı verilecek, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.[75]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
حَسُنَتْ
مُسْتَقَراًّ
وَمُقَاماً
Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.[76]
قُلْ
مَا
يَعْبَؤُ۬ا
بِكُمْ
رَبّ۪ي
لَوْلَا
دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ
فَقَدْ
كَذَّبْتُمْ
فَسَوْفَ
يَكُونُ
لِزَاماً
(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl’ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır![77]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
تِلْكَ
اٰيَاتُ
الْكِتَابِ
الْمُب۪ينِ
Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.[2]
لَعَلَّكَ
بَاخِعٌ
نَفْسَكَ
اَلَّا
يَكُونُوا
مُؤْمِن۪ينَ
(Resûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın![3]
اِنْ
نَشَأْ
نُنَزِّلْ
عَلَيْهِمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
اٰيَةً
فَظَلَّتْ
اَعْنَاقُهُمْ
لَهَا
خَاضِع۪ينَ
Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.[4]
وَمَا
يَأْت۪يهِمْ
مِنْ
ذِكْرٍ
مِنَ
الرَّحْمٰنِ
مُحْدَثٍ
اِلَّا
كَانُوا
عَنْهُ
مُعْرِض۪ينَ
Kendilerine, o çok esirgeyici Allah’tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.[5]
فَقَدْ
كَذَّبُوا
فَسَيَأْت۪يهِمْ
اَنْبٰٓؤُ۬ا
مَا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Üstelik (ona) «yalandır» derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.[6]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اِلَى
الْاَرْضِ
كَمْ
اَنْبَتْنَا
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
زَوْجٍ
كَر۪يمٍ
Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.[7]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Şüphesiz bunlarda (Allah’ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.[8]
Yükleniyor...