AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاِنْ
مِنْ
شَيْءٍ
اِلَّا
عِنْدَنَا
خَزَٓائِنُهُۘ
وَمَا
نُنَزِّلُـهُٓ
اِلَّا
بِقَدَرٍ
مَعْلُومٍ
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.[21]
وَاَرْسَلْنَا
الرِّيَاحَ
لَوَاقِـحَ
فَاَنْزَلْنَا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ
وَمَٓا
اَنْتُمْ
لَهُ
بِخَازِن۪ينَ
Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık. (Biz bunları yapmasaydık) siz onu (yeterli) suyu depolayamazdınız.[22]
وَاِنَّا
لَنَحْنُ
نُحْـي۪
وَنُم۪يتُ
وَنَحْنُ
الْوَارِثُونَ
Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz.[23]
وَلَقَدْ
عَلِمْنَا
الْمُسْتَقْدِم۪ينَ
مِنْكُمْ
وَلَقَدْ
عَلِمْنَا
الْمُسْتَأْخِر۪ينَ
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanları da biliriz.[24]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
يَحْشُرُهُمْۜ
اِنَّهُ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ۟
Şüphesiz Rabbin onları (kıyamette) toplayacaktır. Çünkü O, hakîmdir, alîmdir.[25]
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
الْاِنْسَانَ
مِنْ
صَلْصَالٍ
مِنْ
حَمَأٍ
مَسْنُونٍۚ
Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.[26]
وَالْجَٓانَّ
خَلَقْنَاهُ
مِنْ
قَبْلُ
مِنْ
نَارِ
السَّمُومِ
Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.[27]
وَاِذْ
قَالَ
رَبُّكَ
لِلْمَلٰٓئِكَةِ
اِنّ۪ي
خَالِقٌ
بَشَراً
مِنْ
صَلْصَالٍ
مِنْ
حَمَأٍ
مَسْنُونٍ
Hani Rabbin meleklere demişti ki: «Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.»[28]
فَاِذَا
سَوَّيْتُهُ
وَنَفَخْتُ
ف۪يهِ
مِنْ
رُوح۪ي
فَقَعُوا
لَهُ
سَاجِد۪ينَ
«Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!»[29]
فَسَجَدَ
الْمَلٰٓئِكَةُ
كُلُّهُمْ
اَجْمَعُونَۙ
Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.[30]
اِلَّٓا
اِبْل۪يسَۜ
اَبٰٓى
اَنْ
يَكُونَ
مَعَ
السَّاجِد۪ينَ
Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.[31]
قَالَ
يَٓا اِبْل۪يسُ
مَا
لَكَ
اَلَّا
تَكُونَ
مَعَ
السَّاجِد۪ينَ
(Allah:) Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmayışının sebebi nedir? dedi.[32]
قَالَ
لَمْ
اَكُنْ
لِاَسْجُدَ
لِبَشَرٍ
خَلَقْتَهُ
مِنْ
صَلْصَالٍ
مِنْ
حَمَأٍ
مَسْنُونٍ
(İblis:) Ben kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim, dedi.[33]
قَالَ
فَاخْرُجْ
مِنْهَا
فَاِنَّكَ
رَج۪يمٌ
Allah şöyle buyurdu: Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun![34]
وَاِنَّ
عَلَيْكَ
اللَّعْنَةَ
اِلٰى
يَوْمِ
الدّ۪ينِ
Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır![35]
قَالَ
رَبِّ
فَاَنْظِرْن۪ٓي
اِلٰى
يَوْمِ
يُبْعَثُونَ
(İblis:) Rabbim! Öyle ise, (varlıkların) tekrar dirileceği güne kadar bana mühlet ver, dedi.[36]
قَالَ
فَاِنَّكَ
مِنَ
الْمُنْظَر۪ينَۙ
Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.[37-38]
اِلٰى
يَوْمِ
الْوَقْتِ
الْمَعْلُومِ
Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.[37-38]
قَالَ
رَبِّ
بِمَٓا
اَغْوَيْتَن۪ي
لَاُزَيِّنَنَّ
لَهُمْ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ
اَجْمَع۪ينَۙ
(İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım![39]
اِلَّا
عِبَادَكَ
مِنْهُمُ
الْمُخْلَص۪ينَ
Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna.[40]
Yükleniyor...