AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاِنْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
ل۪ي
فَاعْتَزِلُونِ
Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.[21]
فَدَعَا
رَبَّهُٓ
اَنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
قَوْمٌ
مُجْرِمُونَ
Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.[22]
فَاَسْرِ
بِعِبَاد۪ي
لَيْلاً
اِنَّكُمْ
مُتَّبَعُونَۙ
Allah, O halde kullarımı geceleyin yola çıkar. Çünkü takip edileceksiniz, buyurdu.[23]
وَاتْرُكِ
الْبَحْرَ
رَهْواًۜ
اِنَّهُمْ
جُنْدٌ
مُغْرَقُونَ
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.[24]
كَمْ
تَرَكُوا
مِنْ
جَنَّاتٍ
وَعُيُونٍۙ
Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.[25-27]
وَزُرُوعٍ
وَمَقَامٍ
كَر۪يمٍۙ
Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.[25-27]
وَنَعْمَةٍ
كَانُوا
ف۪يهَا
فَاكِه۪ينَۙ
Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.[25-27]
كَذٰلِكَ۠
وَاَوْرَثْنَاهَا
قَوْماً
اٰخَر۪ينَ
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.[28]
فَمَا
بَكَتْ
عَلَيْهِمُ
السَّمَٓاءُ
وَالْاَرْضُ
وَمَا
كَانُوا
مُنْظَر۪ينَ۟
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.[29]
وَلَقَدْ
نَجَّيْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
مِنَ
الْعَذَابِ
الْمُه۪ينِۙ
Andolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtardık.[30]
مِنْ
فِرْعَوْنَۜ
اِنَّهُ
كَانَ
عَالِياً
مِنَ
الْمُسْرِف۪ينَ
Yani Firavun’dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.[31]
وَلَقَدِ
اخْتَرْنَاهُمْ
عَلٰى
عِلْمٍ
عَلَى
الْعَالَم۪ينَۚ
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.[32]
وَاٰتَيْنَاهُمْ
مِنَ
الْاٰيَاتِ
مَا
ف۪يهِ
بَلٰٓؤٌا
مُب۪ينٌ
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.[33]
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
لَيَقُولُونَۙ
Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.[34-36]
اِنْ
هِيَ
اِلَّا
مَوْتَتُنَا
الْاُو۫لٰى
وَمَا
نَحْنُ
بِمُنْشَر۪ينَ
Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.[34-36]
فَأْتُوا
بِاٰبَٓائِنَٓا
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.[34-36]
اَهُمْ
خَيْرٌ
اَمْ
قَوْمُ
تُبَّعٍۙ
وَالَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
اَهْلَكْنَاهُمْۘ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
مُجْرِم۪ينَ
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’ kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları yok ettik, çünkü onlar suçlu idiler.[37]
وَمَا
خَلَقْنَا
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
لَاعِب۪ينَ
Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.[38]
مَا
خَلَقْنَاهُمَٓا
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.[39]
اِنَّ
يَوْمَ
الْفَصْلِ
م۪يقَاتُهُمْ
اَجْمَع۪ينَۙ
Şüphesiz (hakkı bâtıldan ayıran) hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı gündür.[40]
Yükleniyor...