AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ
Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.[21-23]
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.[21-23]
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.[21-23]
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ
(Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yeyin, için.[24]
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim![25-26]
وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim![25-26]
يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ
Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi![27]
مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ
Malım bana hiç fayda sağlamadı;[28]
هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ
Saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.[29]
خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ
Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;[30]
ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ
Sonra alevli ateşe atın onu![31]
ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعاً فَاسْلُكُوهُۜ
Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun![32]
اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ
Çünkü o, ulu Allah’a iman etmezdi,[33]
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.[34]
فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ
Bu sebeple, bugün burada onun candan bir dostu yoktur.[35]
وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ
Ancak günahkârların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.[36-37]
لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟
Ancak günahkârların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.[36-37]
فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ
Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,[38-39]
وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ
Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,[38-39]
اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ
Hiç şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.[40]
Yükleniyor...