AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَلَمَّا
جَٓاءَ
السَّحَرَةُ
قَالُوا
لِفِرْعَوْنَ
اَئِنَّ
لَنَا
لَاَجْراً
اِنْ
كُنَّا
نَحْنُ
الْغَالِب۪ينَ
Sihirbazlar geldiklerinde Firavun’a: Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır değil mi? dediler.[41]
قَالَ
نَعَمْ
وَاِنَّكُمْ
اِذاً
لَمِنَ
الْمُقَرَّب۪ينَ
Firavun cevap verdi: Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden de olacaksınız.[42]
قَالَ
لَهُمْ
مُوسٰٓى
اَلْقُوا
مَٓا
اَنْتُمْ
مُلْقُونَ
Musa onlara: Ne atacaksanız atın! dedi.[43]
فَاَلْقَوْا
حِبَالَهُمْ
وَعِصِيَّهُمْ
وَقَالُوا
بِعِزَّةِ
فِرْعَوْنَ
اِنَّا
لَنَحْنُ
الْغَالِبُونَ
Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve: Firavun’un kudreti hakkı için elbette bizler galip geleceğiz, dediler.[44]
فَاَلْقٰى
مُوسٰى
عَصَاهُ
فَاِذَا
هِيَ
تَلْقَفُ
مَا
يَأْفِكُونَۚ
Sonra Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuveriyor![45]
فَاُلْقِيَ
السَّحَرَةُ
سَاجِد۪ينَۙ
(Bunu görünce) sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.[46]
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۙ
«Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik» dediler.[47-48]
رَبِّ
مُوسٰى
وَهٰرُونَ
«Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik» dediler.[47-48]
قَالَ
اٰمَنْتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۚ
اِنَّهُ
لَكَب۪يرُكُمُ
الَّذ۪ي
عَلَّمَكُمُ
السِّحْرَۚ
فَلَسَوْفَ
تَعْلَمُونَۜ
لَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
اَجْمَع۪ينَ
Firavun, (kızgınlık içinde) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihiri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım![49]
قَالُوا
لَا
ضَيْرَۘ
اِنَّٓا
اِلٰى
رَبِّنَا
مُنْقَلِبُونَۚ
«Zararı yok, dediler, (nasıl olsa) biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.»[50]
اِنَّا
نَطْمَعُ
اَنْ
يَغْفِرَ
لَنَا
رَبُّنَا
خَطَايَانَٓا
اَنْ
كُنَّٓا
اَوَّلَ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟
«Biz, ilk iman edenler olduğumuz için Rabbimizin hatalarımızı bağışlayacağını umarız.»[51]
وَاَوْحَيْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰٓى
اَنْ
اَسْرِ
بِعِبَاد۪ٓي
اِنَّكُمْ
مُتَّبَعُونَ
Musa’ya: Kullarımı geceleyin yola çıkar; çünkü takip edileceksiniz, diye vahyettik.[52]
فَاَرْسَلَ
فِرْعَوْنُ
فِي
الْمَدَٓائِنِ
حَاشِر۪ينَۚ
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:[53]
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
لَشِرْذِمَةٌ
قَل۪يلُونَۙ
«Esasen bunlar, sayıları az, bölük pörçük bir cemaattır.»[54]
وَاِنَّهُمْ
لَنَا
لَـغَٓائِظُونَۙ
«(Böyle iken) kesinkes bizi öfkelendirmişlerdir.»[55]
وَاِنَّا
لَجَم۪يعٌ
حَاذِرُونَۜ
«Biz ise, elbette uyanık (ve yekvücut) bir cemaatız.» (diyor ve dedirtiyordu).[56]
فَاَخْرَجْنَاهُمْ
مِنْ
جَنَّاتٍ
وَعُيُونٍۙ
Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.[57-58]
وَكُنُوزٍ
وَمَقَامٍ
كَر۪يمٍۙ
Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.[57-58]
كَذٰلِكَۜ
وَاَوْرَثْنَاهَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَۚ
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.[59]
فَاَتْبَعُوهُمْ
مُشْرِق۪ينَ
Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.[60]
Yükleniyor...