AYET LİSTE
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
رِزْقٌ
مَعْلُومٌۙ
Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.[41-44]
فَوَاكِهُۚ
وَهُمْ
مُكْرَمُونَۙ
Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.[41-44]
ف۪ي
جَنَّاتِ
النَّع۪يمِۙ
Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.[41-44]
عَلٰى
سُرُرٍ
مُتَقَابِل۪ينَ
Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.[41-44]
Konular:
Naim Cennetleri
يُطَافُ
عَلَيْهِمْ
بِكَأْسٍ
مِنْ
مَع۪ينٍۙ
Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.[45]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
بَيْضَٓاءَ
لَذَّةٍ
لِلشَّارِب۪ينَۚ
Berraktır, içenlere lezzet verir.[46]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
لَا
ف۪يهَا
غَوْلٌ
وَلَا
هُمْ
عَنْهَا
يُنْزَفُونَ
O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.[47]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
وَعِنْدَهُمْ
قَاصِرَاتُ
الطَّرْفِ
ع۪ينٌۙ
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.[48]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
كَاَنَّهُنَّ
بَيْضٌ
مَكْنُونٌ
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.[49]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
فَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.[50]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
قَالَ
قَٓائِلٌ
مِنْهُمْ
اِنّ۪ي
كَانَ
ل۪ي
قَر۪ينٌۙ
İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.[51]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
يَقُولُ
اَئِنَّكَ
لَمِنَ
الْمُصَدِّق۪ينَ
Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?[52-53]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَد۪ينُونَ
Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?[52-53]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
قَالَ
هَلْ
اَنْتُمْ
مُطَّلِعُونَ
(O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.[54-55]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
فَاطَّـلَعَ
فَرَاٰهُ
ف۪ي
سَوَٓاءِ
الْجَح۪يمِ
(O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.[54-55]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
قَالَ
تَاللّٰهِ
اِنْ
كِدْتَ
لَتُرْد۪ينِۙ
«Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.[56-57]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
وَلَوْلَا
نِعْمَةُ
رَبّ۪ي
لَكُنْتُ
مِنَ
الْمُحْضَر۪ينَ
«Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.[56-57]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
اَفَمَا
نَحْنُ
بِمَيِّت۪ينَۙ
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.[58-61]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
اِلَّا
مَوْتَتَنَا
الْاُو۫لٰى
وَمَا
نَحْنُ
بِمُعَذَّب۪ينَ
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.[58-61]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
اِنَّ
هٰذَا
لَهُوَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.[58-61]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
Yükleniyor...