AYET LİSTE
وَاذْكُرْ
عَبْدَنَٓا
اَيُّوبَۢ
اِذْ
نَادٰى
رَبَّهُٓ
اَنّ۪ي
مَسَّنِيَ
الشَّيْطَانُ
بِنُصْبٍ
وَعَذَابٍۜ
(Resûlüm!) Kulumuz Eyyub’u da an. O, Rabbine: Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve eziyet verdi, diye seslenmişti.[41]
Konular:
Eyyub Aleyhisselâm
اُرْكُضْ
بِرِجْلِكَۚ
هٰذَا
مُغْتَسَلٌ
بَارِدٌ
وَشَرَابٌ
Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su (dedik).[42]
Konular:
Eyyub Aleyhisselâm
وَوَهَبْنَا
لَهُٓ
اَهْلَهُ
وَمِثْلَهُمْ
مَعَهُمْ
رَحْمَةً
مِنَّا
وَذِكْرٰى
لِاُو۬لِي
الْاَلْبَابِ
Bizden bir rahmet ve olgun akıl sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini bağışladık.[43]
وَخُذْ
بِيَدِكَ
ضِغْثاً
فَاضْرِبْ
بِه۪
وَلَا
تَحْنَثْۜ
اِنَّا
وَجَدْنَاهُ
صَابِراًۜ
نِعْمَ
الْعَبْدُۜ
اِنَّهُٓ
اَوَّابٌ
Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub’u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.[44]
Konular:
Eyyub Aleyhisselâm
وَاذْكُرْ
عِبَادَنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَ
اُو۬لِي
الْاَيْد۪ي
وَالْاَبْصَارِ
(Ey Muhammed!), Kuvvetli ve basiretli kullarımız İbrahim, İshak ve Ya’kub’u da an.[45]
اِنَّٓا
اَخْلَصْنَاهُمْ
بِخَالِصَةٍ
ذِكْرَى
الدَّارِۚ
Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık.[46]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
وَاِنَّهُمْ
عِنْدَنَا
لَمِنَ
الْمُصْطَفَيْنَ
الْاَخْيَارِ
Doğrusu onlar bizim katımızda seçkin iyi kimselerdendir.[47]
وَاذْكُرْ
اِسْمٰع۪يلَ
وَالْيَسَعَ
وَذَا الْكِفْلِۜ
وَكُلٌّ
مِنَ
الْاَخْيَارِۜ
İsmail’i, Elyesa’yı, Zülkifl’i de an. Hepsi de iyilerdendir.[48]
هٰذَا
ذِكْرٌۜ
وَاِنَّ
لِلْمُتَّق۪ينَ
لَحُسْنَ
مَاٰبٍۙ
İşte bu, bir hatırlatmadır. Doğrusu Allah’a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.[49]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
جَنَّاتِ
عَدْنٍ
مُفَتَّحَةً
لَهُمُ
الْاَبْوَابُۚ
Kapıları yalnızca kendilerine açılmış Adn cennetleri vardır.[50]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
ف۪يهَا
يَدْعُونَ
ف۪يهَا
بِفَاكِهَةٍ
كَث۪يرَةٍ
وَشَرَابٍ
Onlar koltuklara yaslanıp kurularak orada bir çok meyveler ve içecekler isterler.[51]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
وَعِنْدَهُمْ
قَاصِرَاتُ
الطَّرْفِ
اَتْرَابٌ
Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.[52]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
هٰذَا
مَا
تُوعَدُونَ
لِيَوْمِ
الْحِسَابِ
İşte, hesap günü için size vâdolunan şeyler bunlardır.[53]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
اِنَّ
هٰذَا
لَرِزْقُنَا
مَا
لَهُ
مِنْ
نَفَادٍۚ
Şüphesiz bu, bizim verdiğimiz rızıktır. Ona bitmek ve tükenmek yoktur.[54]
Konular:
Cennet ve cennetlikler
هٰذَاۜ
وَاِنَّ
لِلطَّاغ۪ينَ
لَشَرَّ
مَاٰبٍۙ
Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.[55]
جَهَنَّمَۚ
يَصْلَوْنَهَاۚ
فَبِئْسَ
الْمِهَادُ
Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir.[56]
هٰذَاۙ
فَلْيَذُوقُوهُ
حَم۪يمٌ
وَغَسَّاقٌۙ
İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.[57]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
وَاٰخَرُ
مِنْ
شَكْلِه۪ٓ
اَزْوَاجٌۜ
Buna benzer daha türlü türlü başkaları da vardır.[58]
Konular:
Cehennem ve cehennemlikler
هٰذَا
فَوْجٌ
مُقْتَحِمٌ
مَعَكُمْۚ
لَا
مَرْحَباً
بِهِمْۜ
اِنَّهُمْ
صَالُوا
النَّارِ
(İnkârcıların liderlerine:) İşte bu sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur (denildiğinde, liderler:) Onlar rahat yüzü görmesin (derler). Onlar mutlaka ateşe gireceklerdir.[59]
قَالُوا
بَلْ
اَنْتُمْ۠
لَا
مَرْحَباً
بِكُمْۜ
اَنْتُمْ
قَدَّمْتُمُوهُ
لَنَاۚ
فَبِئْسَ
الْقَرَارُ
(Liderlere uyanlar ise:) Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu bize siz sundunuz! Ne kötü bir yerdir! derler.[60]
Yükleniyor...