AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ
Soldakiler; ne yazık o soldakilere![41]
ف۪ي سَمُومٍ وَحَم۪يمٍۙ
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,[42]
وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ
Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;[43-44]
لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ
Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;[43-44]
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.[45]
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.[46]
وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ
Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?[47]
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ
Önceki atalarımız da mı?[48]
قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,[49]
لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ
Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır![50]
ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ
Sonra siz ey sapıklar, yalancılar![51]
لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.[52]
فَمَالِـؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ
Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.[53]
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ
Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.[54]
فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ
Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.[55]
هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur![56]
نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟
Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?[57]
اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ
Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?[58]
ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?[59]
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.[60]
Yükleniyor...