AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَلَمَّا
تَـرَٓاءَ
الْجَمْعَانِ
قَالَ
اَصْحَابُ
مُوسٰٓى
اِنَّا
لَمُدْرَكُونَۚ
İki topluluk birbirini görünce, Musa’nın adamları: İşte yakalandık! dediler.[61]
قَالَ
كَلَّاۚ
اِنَّ
مَعِيَ
رَبّ۪ي
سَيَهْد۪ينِ
Musa: Asla! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.[62]
فَاَوْحَيْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰٓى
اَنِ
اضْرِبْ
بِعَصَاكَ
الْبَحْرَۜ
فَانْفَلَقَ
فَكَانَ
كُلُّ
فِرْقٍ
كَالطَّوْدِ
الْعَظ۪يمِۚ
Bunun üzerine Musa’ya: Asân ile denize vur! diye vahyettik. (Vurunca deniz) derhal yarıldı (on iki yol açıldı), her bölük koca bir dağ gibi oldu.[63]
وَاَزْلَفْنَا
ثَمَّ
الْاٰخَر۪ينَۚ
Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.[64]
وَاَنْجَيْنَا
مُوسٰى
وَمَنْ
مَعَهُٓ
اَجْمَع۪ينَۚ
Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.[65]
ثُمَّ
اَغْرَقْنَا
الْاٰخَر۪ينَۜ
Sonra ötekilerini suda boğduk.[66]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.[67]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.[68]
وَاتْلُ
عَلَيْهِمْ
نَبَاَ
اِبْرٰه۪يمَۢ
(Resûlüm!) Onlara İbrahim’in haberini de naklet.[69]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪
مَا
تَعْبُدُونَ
Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? demişti.[70]
قَالُوا
نَعْبُدُ
اَصْنَاماً
فَنَظَلُّ
لَهَا
عَاكِف۪ينَ
«Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz» diye cevap verdiler.[71]
قَالَ
هَلْ
يَسْمَعُونَكُمْ
اِذْ
تَدْعُونَۙ
İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?[72]
اَوْ
يَنْفَعُونَكُمْ
اَوْ
يَضُرُّونَ
Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?[73]
قَالُوا
بَلْ
وَجَدْنَٓا
اٰبَٓاءَنَا
كَذٰلِكَ
يَفْعَلُونَ
Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.[74]
قَالَ
اَفَرَاَيْتُمْ
مَا
كُنْتُمْ
تَعْبُدُونَۙ
İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?[75-76]
اَنْتُمْ
وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ
الْاَقْدَمُونَ
İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?[75-76]
فَاِنَّهُمْ
عَدُوٌّ
ل۪ٓي
اِلَّا
رَبَّ
الْعَالَم۪ينَۙ
İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur);[77]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَن۪ي
فَهُوَ
يَهْد۪ينِۙ
Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O’dur.[78]
وَالَّذ۪ي
هُوَ
يُطْعِمُن۪ي
وَيَسْق۪ينِۙ
Beni yediren, içiren O’dur.[79]
وَاِذَا
مَرِضْتُ
فَهُوَ
يَشْف۪ينِۖ
Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.[80]
Yükleniyor...