AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاِنْ
جَنَحُوا
لِلسَّلْمِ
فَاجْنَحْ
لَهَا
وَتَوَكَّلْ
عَلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّهُ
هُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et, çünkü O işitendir, bilendir.[61]
وَاِنْ
يُر۪يدُٓوا
اَنْ
يَخْدَعُوكَ
فَاِنَّ
حَسْبَكَ
اللّٰهُۜ
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَيَّدَكَ
بِنَصْرِه۪
وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ
Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki, Allah sana kâfidir. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir.[62]
وَاَلَّفَ
بَيْنَ
قُلُوبِهِمْۜ
لَوْ
اَنْفَقْتَ
مَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
مَٓا
اَلَّفْتَ
بَيْنَ
قُلُوبِهِمْ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
اَلَّفَ
بَيْنَهُمْۜ
اِنَّهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.[63]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
حَسْبُكَ
اللّٰهُ
وَمَنِ
اتَّبَعَكَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ۟
Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.[64]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
حَرِّضِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
عَلَى
الْقِتَالِۜ
اِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
عِشْرُونَ
صَابِرُونَ
يَغْلِبُوا
مِائَتَيْنِۚ
وَاِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
مِائَةٌ
يَغْلِبُٓوا
اَلْفاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَا
يَفْقَهُونَ
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.[65]
اَلْـٰٔنَ
خَفَّفَ
اللّٰهُ
عَنْكُمْ
وَعَلِمَ
اَنَّ
ف۪يكُمْ
ضَعْفاًۜ
فَاِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
مِائَةٌ
صَابِرَةٌ
يَغْلِبُوا
مِائَتَيْنِۚ
وَاِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
اَلْفٌ
يَغْلِبُٓوا
اَلْفَيْنِ
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
مَعَ
الصَّابِر۪ينَ
Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah’ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.[66]
مَا
كَانَ
لِنَبِيٍّ
اَنْ
يَكُونَ
لَـهُٓ
اَسْرٰى
حَتّٰى
يُثْخِنَ
فِي
الْاَرْضِۜ
تُر۪يدُونَ
عَرَضَ
الدُّنْيَاۗ
وَاللّٰهُ
يُر۪يدُ
الْاٰخِرَةَۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, halbuki Allah (sizin için) ahireti istiyor. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.[67]
لَوْلَا
كِتَابٌ
مِنَ
اللّٰهِ
سَبَقَ
لَمَسَّكُمْ
ف۪يمَٓا
اَخَذْتُمْ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.[68]
فَكُلُوا
مِمَّا
غَنِمْتُمْ
حَلَالاً
طَيِّباًۘ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ۟
Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yeyin. Ve Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah bağışlayan, merhamet edendir.[69]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِمَنْ
ف۪ٓي
اَيْد۪يكُمْ
مِنَ
الْاَسْرٰٓىۙ
اِنْ
يَعْلَمِ
اللّٰهُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْ
خَيْراً
يُؤْتِكُمْ
خَيْراً
مِمَّٓا
اُخِذَ
مِنْكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.[70]
وَاِنْ
يُر۪يدُوا
خِيَانَتَكَ
فَقَدْ
خَانُوا
اللّٰهَ
مِنْ
قَبْلُ
فَاَمْكَنَ
مِنْهُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ
Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme, çünkü) daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. Allah bilendir, hikmet sahibidir.[71]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَهَاجَرُوا
وَجَاهَدُوا
بِاَمْوَالِهِمْ
وَاَنْفُسِهِمْ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَالَّذ۪ينَ
اٰوَوْا
وَنَصَرُٓوا
اُو۬لٰٓئِكَ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَلَمْ
يُهَاجِرُوا
مَا
لَكُمْ
مِنْ
وَلَايَتِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍ
حَتّٰى
يُهَاجِرُواۚ
وَاِنِ
اسْتَنْصَرُوكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
فَعَلَيْكُمُ
النَّصْرُ
اِلَّا
عَلٰى
قَوْمٍ
بَيْنَكُمْ
وَبَيْنَهُمْ
م۪يثَاقٌۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.[72]
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۜ
اِلَّا
تَفْعَلُوهُ
تَكُنْ
فِتْنَةٌ
فِي
الْاَرْضِ
وَفَسَادٌ
كَب۪يرٌۜ
Kâfir olanlar da birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah’ın emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.[73]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَهَاجَرُوا
وَجَاهَدُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَالَّذ۪ينَ
اٰوَوْا
وَنَصَرُٓوا
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُؤْمِنُونَ
حَقاًّۜ
لَهُمْ
مَغْفِرَةٌ
وَرِزْقٌ
كَر۪يمٌ
İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.[74]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنْ
بَعْدُ
وَهَاجَرُوا
وَجَاهَدُوا
مَعَكُمْ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
مِنْكُمْۜ
وَاُو۬لُوا
الْاَرْحَامِ
بَعْضُهُمْ
اَوْلٰى
بِبَعْضٍ
ف۪ي
كِتَابِ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah’ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.[75]
Yükleniyor...