AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَاَلْقٰى
عَصَاهُ
فَاِذَا
هِيَ
ثُعْبَانٌ
مُب۪ينٌۚ
Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi![107]
وَنَزَعَ
يَدَهُ
فَاِذَا
هِيَ
بَيْضَٓاءُ
لِلنَّاظِر۪ينَ۟
Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.[108]
قَالَ
الْمَلَأُ
مِنْ
قَوْمِ
فِرْعَوْنَ
اِنَّ
هٰذَا
لَسَاحِرٌ
عَل۪يمٌۙ
Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır. Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?[109-110]
يُر۪يدُ
اَنْ
يُخْرِجَكُمْ
مِنْ
اَرْضِكُمْۚ
فَمَاذَا
تَأْمُرُونَ
Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır. Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?[109-110]
قَالُٓوا
اَرْجِهْ
وَاَخَاهُ
وَاَرْسِلْ
فِي
الْمَدَٓائِنِ
حَاشِر۪ينَۙ
Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.[111-112]
يَأْتُوكَ
بِكُلِّ
سَاحِرٍ
عَل۪يمٍ
Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.[111-112]
وَجَٓاءَ
السَّحَرَةُ
فِرْعَوْنَ
قَالُٓوا
اِنَّ
لَنَا
لَاَجْراً
اِنْ
كُنَّا
نَحْنُ
الْغَالِب۪ينَ
Sihirbazlar Firavun’a geldi ve: Eğer üstün gelen biz olursak, bize kesin bir mükâfat var mı? dediler.[113]
قَالَ
نَعَمْ
وَاِنَّكُمْ
لَمِنَ
الْمُقَرَّب۪ينَ
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.[114]
قَالُوا
يَا مُوسٰٓى
اِمَّٓا
اَنْ
تُلْقِيَ
وَاِمَّٓا
اَنْ
نَكُونَ
نَحْنُ
الْمُلْق۪ينَ
(Sihirbazlar), Ey Musa sen mi (önce) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım? dediler.[115]
قَالَ
اَلْقُواۚ
فَلَمَّٓا
اَلْقَوْا
سَحَرُٓوا
اَعْيُنَ
النَّاسِ
وَاسْتَرْهَبُوهُمْ
وَجَٓاؤُ۫
بِسِحْرٍ
عَظ۪يمٍ
«Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.[116]
وَاَوْحَيْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰٓى
اَنْ
اَلْقِ
عَصَاكَۚ
فَاِذَا
هِيَ
تَلْقَفُ
مَا
يَأْفِكُونَۚ
Biz de Musa’ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.[117]
فَوَقَعَ
الْحَقُّ
وَبَطَلَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَۚ
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.[118]
فَغُلِبُوا
هُنَالِكَ
وَانْقَلَبُوا
صَاغِر۪ينَۚ
İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.[119]
وَاُلْقِيَ
السَّحَرَةُ
سَاجِد۪ينَۚ
Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.[120]
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۙ
«Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine inandık» dediler.[121-122]
رَبِّ
مُوسٰى
وَهٰرُونَ
«Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine inandık» dediler.[121-122]
قَالَ
فِرْعَوْنُ
اٰمَنْتُمْ
بِه۪
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۚ
اِنَّ
هٰذَا
لَمَكْرٌ
مَكَرْتُمُوهُ
فِي
الْمَد۪ينَةِ
لِتُخْرِجُوا
مِنْهَٓا
اَهْلَهَاۚ
فَسَوْفَ
تَعْلَمُونَ
Firavun dedi ki: «Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz![123]
لَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
ثُمَّ
لَاُصَلِّبَنَّكُمْ
اَجْمَع۪ينَ
Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!»[124]
قَالُٓوا
اِنَّٓا
اِلٰى
رَبِّنَا
مُنْقَلِبُونَۚ
Onlar: Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.[125-126]
وَمَا
تَنْقِمُ
مِنَّٓا
اِلَّٓا
اَنْ
اٰمَنَّا
بِاٰيَاتِ
رَبِّنَا
لَمَّا
جَٓاءَتْنَاۜ
رَبَّـنَٓا
اَفْرِغْ
عَلَيْنَا
صَبْراً
وَتَوَفَّـنَا
مُسْلِم۪ينَ۟
Onlar: Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.[125-126]
Yükleniyor...