AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِذْ
قَالَ
لَهُمْ
اَخُوهُمْ
لُوطٌ
اَلَا
تَتَّقُونَۚ
Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: (Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?[161]
اِنّ۪ي
لَكُمْ
رَسُولٌ
اَم۪ينٌۙ
Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.[162]
فَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُونِۚ
Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.[163]
وَمَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
مِنْ
اَجْرٍۚ
اِنْ
اَجْرِيَ
اِلَّا
عَلٰى
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.[164]
اَتَأْتُونَ
الذُّكْرَانَ
مِنَ
الْعَالَم۪ينَۙ
Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz![165-166]
وَتَذَرُونَ
مَا
خَلَقَ
لَكُمْ
رَبُّكُمْ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
قَوْمٌ
عَادُونَ
Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz![165-166]
قَالُوا
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهِ۬
يَا لُوطُ
لَتَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُخْرَج۪ينَ
Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın![167]
قَالَ
اِنّ۪ي
لِعَمَلِكُمْ
مِنَ
الْقَال۪ينَۜ
Lût: Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim![168]
رَبِّ
نَجِّن۪ي
وَاَهْل۪ي
مِمَّا
يَعْمَلُونَ
Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.[169]
فَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اَجْمَع۪ينَۙ
Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.[170]
اِلَّا
عَجُوزاً
فِي
الْغَابِر۪ينَۚ
Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan (oldu).[171]
ثُمَّ
دَمَّرْنَا
الْاٰخَر۪ينَۚ
Sonra diğerlerini helâk ettik.[172]
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهِمْ
مَطَراًۚ
فَسَٓاءَ
مَطَرُ
الْمُنْذَر۪ينَ
Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü![173]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.[174]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.[175]
كَذَّبَ
اَصْحَابُ
لْـَٔيْكَةِ
الْمُرْسَل۪ينَۚ
Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla suçladı.[176]
اِذْ
قَالَ
لَهُمْ
شُعَيْبٌ
اَلَا
تَتَّقُونَۚ
Şuayb onlara şöyle demişti: (Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?[177]
اِنّ۪ي
لَكُمْ
رَسُولٌ
اَم۪ينٌۙ
Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.[178]
فَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُونِۚ
Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.[179]
وَمَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
مِنْ
اَجْرٍۚ
اِنْ
اَجْرِيَ
اِلَّا
عَلٰى
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.[180]
Yükleniyor...