AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَاِنَّكُمْ
وَمَا
تَعْبُدُونَۙ
Sizler ve taptığınız şeyler! Hiçbiriniz, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah’a karşı azdırıp saptıramazsınız.[161-163]
مَٓا
اَنْتُمْ
عَلَيْهِ
بِفَاتِن۪ينَۙ
Sizler ve taptığınız şeyler! Hiçbiriniz, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah’a karşı azdırıp saptıramazsınız.[161-163]
اِلَّا
مَنْ
هُوَ
صَالِ
الْجَح۪يمِ
Sizler ve taptığınız şeyler! Hiçbiriniz, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah’a karşı azdırıp saptıramazsınız.[161-163]
وَمَا
مِنَّٓا
اِلَّا
لَهُ
مَقَامٌ
مَعْلُومٌ
(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah’ı tesbih ederiz.[164-166]
وَاِنَّا
لَنَحْنُ
الصَّٓافُّونَۚ
(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah’ı tesbih ederiz.[164-166]
وَاِنَّا
لَنَحْنُ
الْمُسَبِّحُونَ
(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah’ı tesbih ederiz.[164-166]
وَاِنْ
كَانُوا
لَيَقُولُونَۙ
Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah’ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.[167-169]
لَوْ
اَنَّ
عِنْدَنَا
ذِكْراً
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah’ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.[167-169]
لَـكُنَّا
عِبَادَ
اللّٰهِ
الْمُخْلَص۪ينَ
Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah’ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.[167-169]
فَـكَفَرُوا
بِه۪ۚ
فَسَوْفَ
يَعْلَمُونَ
İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir![170]
وَلَقَدْ
سَبَقَتْ
كَلِمَتُنَا
لِعِبَادِنَا
الْمُرْسَل۪ينَۚ
Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir:[171]
اِنَّهُمْ
لَهُمُ
الْمَنْصُورُونَۖ
Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır.[172]
وَاِنَّ
جُنْدَنَا
لَهُمُ
الْغَالِبُونَ
Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.[173]
فَتَوَلَّ
عَنْهُمْ
حَتّٰى
ح۪ينٍۙ
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.[174]
وَاَبْصِرْهُمْ
فَسَوْفَ
يُبْصِرُونَ
Onların halini gör, onlar da görecekler.[175]
اَفَبِعَذَابِنَا
يَسْتَعْجِلُونَ
Azabımızı acele mi istiyorlar?[176]
فَاِذَا
نَزَلَ
بِسَاحَتِهِمْ
فَسَٓاءَ
صَبَاحُ
الْمُنْذَر۪ينَ
Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur![177]
وَتَوَلَّ
عَنْهُمْ
حَتّٰى
ح۪ينٍۙ
Sen bir zamana kadar onlara aldırma.[178]
وَاَبْصِرْ
فَسَوْفَ
يُبْصِرُونَ
Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.[179]
سُبْحَانَ
رَبِّكَ
رَبِّ
الْعِزَّةِ
عَمَّا
يَصِفُونَۚ
Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir.[180]
Yükleniyor...