Meal Oku
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.[100-101]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Bak şimdi bizim için ne şefaatciler var[100]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
«Bak bizim için ne şefaatçiler var,»[100]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Şimdi bizim bir şefaatçimiz yok.[100]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Şimdi bize şefaat eden kimse yoktur.[100]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
«Artık bize ne şefaat edicilerden var. Ne de yakın bir dost var.»[100]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
«Artık bizim için ne bir şefaatçi var,»[100]
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı / Şaban Piriş
Şimdi, bir şefaatçimiz de yok.
Diyanet Meali / Diyanet İşleri Başkanlığı
“İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB) / Diyanet İşleri Başkanlığı
Orada putlarıyla çekişerek: «Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak» derler.[96-102]
Yükleniyor...