Meal Oku
اِنَّ
مَا
تُوعَدُونَ
لَاٰتٍۙ
وَمَٓا
اَنْتُمْ
بِمُعْجِز۪ينَ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz bunu önleyemezsiniz.[134]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Size edilen va’d-ü vaîd muhakkak başınıza gelecektir, siz onun önüne geçemezsiniz[134]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.[134]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Size va’dedilen akıbet kesinlikle yerine gelecektir. Siz onun önüne geçemezsiniz.[134]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Muhakkak size vaad olunan; yerine gelecektir. Siz, O’nu aciz kılacaklar değilsiniz.[134]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, vaad olunduğunuz şey elbette gelecektir. Ve siz onu bertaraf edebilecek değilsinizdir.[134]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Hiç şüphesiz, size vadedilen mutlaka gelecektir. Ve siz aciz bırakılacak değilsiniz.[134]
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı / Şaban Piriş
Size yapılan vaat mutlaka gerçekleşecek ve siz (kaçarak) engelleyemezsiniz.
Diyanet Meali / Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz size va’dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB) / Diyanet İşleri Başkanlığı
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O’nu aciz kılamazsınız.[134]
Yükleniyor...