Meal Oku
فَلَمَّا
كَشَفْنَا
عَنْهُمُ
الرِّجْزَ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
هُمْ
بَالِغُوهُ
اِذَا
هُمْ
يَنْكُثُونَ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.[135]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Vaktaki irişecekleri bir müddete kadar azâbı kendilerinden sıyırdık derhal yeminlerini bozdular[135]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki, belli bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdık, derhal yeminlerini bozdular.[135]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Fakat o azabı günün birinde dolduracakları belirli bir sürenin sonuna kadar başlarından savar- savmaz hemen sözlerinden dönüverdiler.[135]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Onların erişecekleri bir süreye kadar azabı üzerlerinden kaldırınca; bir de bakarsın, onlar sözlerinden cayıyorlardı.[135]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onların erişecekleri bir müddete kadar kendilerinden azabı açıverdik. Onlar derhal yeminlerini bozar oldular.[135]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-gideriverdik, onlar yine andlarını bozdular.[135]
Yükleniyor...