Meal Oku

لَقَدْ كَانَ لِسَبَأٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Andolsun, Sebe’ kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O’na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab![15]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Celâlime kasem ederim ki Sebe’ için meskenlerinde hakıkaten bir âyet vardı: sağ ve soldan iki Cennet, yeyin diye rabbınızın rızkından da ona şükredin, ne güzel: hoş bir belde, gafur bir rab.[15]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki Sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı: Sağ ve soldan iki bahçe! (onlara): «Rabbinizin rızkından yiyin de O’na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!» (denildi).[15]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Gerçekten bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş Sebe yurdundan alınacak ibret dersi vardır. Onlara «Rabb’inizin verdiği rızıkları yiyiniz ve O’na şükrediniz, işte size güzel bir ülke ve bağışlayıcı bir Rabb» dendi.[15]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Sebe’liler için yurdlarında bir ayet vardı: Sağlı sollu iki bahçe. Rabbınızın rızkından yeyin ve O’na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayan bir Rabb.[15]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Celâlim hakkı için Sebe’ (kavmi) için ikametgâhlarında bir alâmet var idi. Sağdan ve soldan iki cennet ile çevrilmişti. (Kendilerine denilmişti ki:) «Rabbinizin rızkından yeyin ve O’na şükredin. Tertemiz bir belde ve yarlığayan bir Rab.»[15]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Andolsun, Sebe (halkı) nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) «Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlamakta olan bir Rabb(iniz var) .»[15]
Yükleniyor...