Meal Oku
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
ظَلَمْتُ
نَفْس۪ي
فَاغْفِرْ
ل۪ي
فَغَفَرَ
لَهُۜ
اِنَّهُ
هُوَ
الْغَفُورُ
الرَّح۪يمُ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O’dur.[16]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Ya rabb dedi: doğrusu ben nefsime yazık ettim, artık mağrifetinle benim suçumu ört: o da mağrifet buyurdu, hakıkat o, öyle ğafur öyle rahîmdir[16]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Musa, «Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!» dedi; Allah da, onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O’dur.[16]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Musa; «Rabb’im! Ben nefsime zulmettim, beni bağışla «dedi. Allah onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.[16]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Dedi ki: Rabbım; doğrusu kendime zulmettim. Bağışla beni. Bunun üzerine onu bağışladık. Muhakkak ki O’dur O; Gafur, Rahim.[16]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Yarabbi! Ben şüphe yok ki, nefsime zulmettim, artık bana mağfiret buyur.» Bunun üzerine ona mağfiret buyurdu. Muhakkak ki, çok bağışlayan, çok merhamet buyuran O’dur, O.[16]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Dedi ki: «Rabbim, gerçek şu ki, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.» Böylece (Allah) onu bağışladı. Hiç şüphe yok O, bağışlayandır, esirgeyendir.[16]
Yükleniyor...