Meal Oku

وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Onlara denildi ki: Şu şehirde (Kudüs’te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, «bağışlanmak istiyoruz» deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.[161]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o vakit onlara denilmişti ki şu şehre sakin olun ve ondan dilediğiniz yerde yeyin ve «hıtta» deyin ve secde ederek kapıya girin ki size suçlarınızı bağışlayalım, muhsinlere ilerde ziyadesini vereceğiz[161]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin, «hitta» (günahlarımızı bağışla.) deyin ve secde ederek kapısından girin ki, suçlarınızı bağışlayalım. İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız.[161]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Hani onlara denmişti ki; «Şu kasabada oturunuz, orada ne isterseniz yiyiniz, kasabanın kapısından girerken, başlarınızı eğerek ’Bağışla bizi’ deyiniz ki, günahlarınızı affedelim ve iyilik edenlerin mükâfatını arttıralım.»[161]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Hani onlara denilmişti ki: Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yeyin, için. «Affet» deyin ve kapısından secde ederek girin ki; yanılmalarınızı bağışlayalım. İhsan edenlere daha da arttıracağız.[161]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o vakti ki onlara denilmişti: «Şu beldede oturunuz. Ve ondan dilediğiniz yerde yeyiniz ve ’Hıtta’ deyiniz ve secde eder olduğunuz halde kapıya giriniz ki, size hatalarınızı bağışlayalım, muhsin olanlara (mükâfaatlarını) elbette arttıracağızdır.»[161]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Onlara: «Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, ’dileğimiz bağışlanmadır’ deyin ve kapısından secde ederek girin, (biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) arttıracağız» denildiğinde,[161]
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı / Şaban Piriş
Hani:Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi yiyin. Kapısından secde ederek/ boynu bükük, zelil olarak girin ve “bağışla” deyin de sizi bağışlayalım, iyiler için daha fazlasını vereceğiz, denilmişti.
Diyanet Meali / Diyanet İşleri Başkanlığı
O zaman onlara denilmişti ki: “Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve ‘Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)’ deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB) / Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara: «Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yiyip için, «affet!» deyin ve secde ederek kapısından girin; Biz de yanılmalarınızı bağışlarız. İyi davrananlara daha da artıracağız» denmişti.[161]
Yükleniyor...