Meal Oku

طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۚ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.[21]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat bir tâat ve bir güzel söz, sonra emir kat’ıyyet kesbedince Allaha sadakat etselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu[21]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah’ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.[21]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
İtaat etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.[21]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
İtaat ve güzel söz. Bunun için iş ciddileşince derhal Allah’a sadakat gösterselerdi; elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.[21]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar için) İtaat ve güzel söz (yaraşır). Sonra (savaş) emri, kat’iyyet kesbedince eğer Allah’a sadâkatta bulunsalar idi elbette kendileri için hayırlı olurdu.[21]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet onlar Allah’a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.[21]
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı / Şaban Piriş
İtaat ve güzel bir sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Diyanet Meali / Diyanet İşleri Başkanlığı
İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB) / Diyanet İşleri Başkanlığı
İnananlar: «Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak» derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah’a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.[20-21]
Yükleniyor...