Meal Oku
فَلَمَّٓا
اَتٰيهَا
نُودِيَ
مِنْ
شَاطِئِ
الْوَادِ
الْاَيْمَنِ
فِي
الْبُقْعَةِ
الْمُبَارَكَةِ
مِنَ
الشَّجَرَةِ
اَنْ
يَا مُوسٰٓى
اِنّ۪ٓي
اَنَا
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَۙ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.[30]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Derken ona varınca vâdinin sağ kıyısından o mübarek buk’ada ağaçtan nidâ olundu, şöyle ki: ya Mûsâ, haberin olsun benim ben: Allah rabbül’alemin[30]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: «Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.»[30]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Oraya gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısındaki, ağaçtan kendisine şöyle seslenildi; ’Ey Musa, muhakkak ki alemlerin Rabb’i olan Allah benim ben!»[30]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Oraya geldiğinde, feyizli yerdeki vadinin sağ yanındaki ağaçtan: Ey Musa; şüphesiz Ben, alemlerin Rabbı olan Allah’ım.[30]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki ona vardı, o mübarek kıt’adaki vadinin sağ tarafından ağaçtan nidâ olundu ki, «Ya Mûsa! Şüphe yok ki, âlemlerin Rabbi olan Allah Ben’im, Ben.»[30]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: «Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;» diye seslenildi.[30]
Yükleniyor...