Meal Oku
اِذْ
قَالَتِ
امْرَاَتُ
عِمْرٰنَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
نَذَرْتُ
لَكَ
مَا
ف۪ي
بَطْن۪ي
مُحَرَّراً
فَتَقَبَّلْ
مِنّ۪يۚ
اِنَّكَ
اَنْتَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
İmrân’ın karısı şöyle demişti: «Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin.»[35]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Imranın haremi dediği vakit: «Ya rabbi! ben karnımdakini her kayıddan azade olarak sana adadım, hemen kabul buyur benden, çünkü bir sensin işiden bilen sen»[35]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
İmran’ın karısı: «Rabbim, karnımdakini tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.» demişti.[35]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Hani,İmran’ın karısı ’Rabbim, karnımdaki çocuğu, her türlü endişeden arınmış olarak sırf sana adadım, O’nu benden yana kabul buyur. Hiç ,kuşkusuz sen işiten ve bilensin’ dedi.[35]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Hani, İmran’ın karısı: Rabbım karnımdakini hür olarak Sana adadım, benden kabul buyur. Doğrusu Sensin Sen, Semi, Alim, demişti.[35]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Yâd et ki, İmrân’ın refika- sı: «Yarabbi! Ben karnımda olanı azadlı bir köle olarak Sana nezrettim. İmdi bunu benden kabul buyur. Şüphe yok ki hakkıyla işitici Sen’sin, kemaliyle bilici Sen’sin» demişti.[35]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Hani İmran’ın karısı: «Rabbim, karnımda olanı, ’her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak’ Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten, bilen Sensin Sen.» demişti.[35]
Yükleniyor...