Meal Oku
وَلَقَدْ
اَتَوْا
عَلَى
الْقَرْيَةِ
الَّت۪ٓي
اُمْطِرَتْ
مَطَرَ
السَّوْءِۜ
اَفَلَمْ
يَكُونُوا
يَرَوْنَهَاۚ
بَلْ
كَانُوا
لَا
يَرْجُونَ
نُشُوراً
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
(Resûlüm!) Andolsun (bu Mekkeli putperestler), belâ ve felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.[40]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Celâlim hakkı için o fenalık yağmuruna tutulan karyeye de vardılar, artık onu görüyor değiller miydi? Doğrusu nüşur arzu etmiyorlar, uyanmak istemiyorlardı[40]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
(Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke’li putperestler), bela ve fenalık yağmuruna tutulmuş olan beldeye uğramışlardır. Peki onu da görmüyorlar mıydı? Hayır! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.[40]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Ey Muhammed, senin hemşehrilerin, bela yağmuruna tutulmuş olan o kente uğradılar. Acaba orayı görmüyorlar mıydı? Hayır, aslında onlar yeniden dirileceklerini beklemiyorlardı.[40]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Andolsun ki; onlar, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardır. Onu görmediler mi? Hayır, onlar tekrar dirileceklerini ummazlar.[40]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, felaket yağmuruna tutulmuş olan karyeye varmışlardı. Artık onu görür olmamışlar mı idi? Hayır, öldükten sonra dirilip kalkmayı ummaz olmuşlardır.[40]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Andolsun, onlar üstüne felâket yağmuru yağdırılmış bulunan o ülkeye uğramışlardır; yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilmeyi ummuyorlardı.[40]
Yükleniyor...