Meal Oku
خَاشِعَةً
اَبْصَارُهُمْ
تَرْهَقُهُمْ
ذِلَّةٌۜ
ذٰلِكَ
الْيَوْمُ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يُوعَدُونَ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür![43-44]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşgün, kendilerini bir zillet saracakda saracak, o işte onların va’dolunup durdukları gün[44]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.[44]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara vaadedilen gün, bugündür.[44]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak. İşte bu; onlara vaad olunan gündür.[44]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Gözleri düşkün olduğu halde kendilerini bir zillet kaplayacaktır, işte o, onların tehdid olunmuş oldukları gündür.[44]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Gözleri ’korkudan ve dehşetten düşük,’ yüzlerini de bir zillet sarıp-kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.[44]
Yükleniyor...