Meal Oku
قَالُوا
نَفْقِدُ
صُوَاعَ
الْمَلِكِ
وَلِمَنْ
جَٓاءَ
بِه۪
حِمْلُ
بَع۪يرٍ
وَاَنَا۬
بِه۪
زَع۪يمٌ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.[72]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Tallahi, dediler: size muhakkak ma’lûmdur ki biz Arzda fesad çıkarmak için gelmedik, hırsızda değiliz[72]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar da dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir».[72]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Görevlilerden biri dedi ki; «Ölçü kabı olarak kullanılan kralın su tasını kaybettik. Onu geri getirene ödül olarak bir deve yükü zahire verilecek buna ben kefilim.»[72]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Dediler ki: Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene de bir deve yükü var. Ben de buna kefilim.[72]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz, ve onu getirecek kimse için bir deve yükü vardır. Ve ben de ona kefilim.»[72]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
Dediler ki: «Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim.»[72]
Yükleniyor...