Meal Oku
اِرْجِعُٓوا
اِلٰٓى
اَب۪يكُمْ
فَقُولُوا
يَٓا اَبَانَٓا
اِنَّ
ابْنَكَ
سَرَقَۚ
وَمَا
شَهِدْنَٓا
اِلَّا
بِمَا
عَلِمْنَا
وَمَا
كُنَّا
لِلْغَيْبِ
حَافِظ۪ينَ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Babanıza dönün ve deyin ki: «Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.[81]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Siz dönün babanıza da deyin ki ey bizim babamız, inan oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şehadet ediyoruz yoksa gaybin hafızları değiliz[81]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
«Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. Yoksa gaybın bekçileri değiliz.»[81]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Varınız babanıza deyiniz ki; ’Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı, biz sadece bildiklerimizi söylüyoruz, yoksa bilinmez sırlara ilişkin bir haberimiz yoktur![81]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Siz, babanıza dönün de deyin ki: Ey babamız; doğrusu oğlun hırsızlık etti. Ve biz bildiğimizden başka bir şey görmedik. Hem biz gaybın bekçileri de değildik.[81]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
«Babanıza dönün de deyiniz ki, Ey pederimiz! Şüphe yok ki, oğlun hırsızlıkta bulundu. Biz bildiğimiz şeyden başkasına şehâdet eder olmadık, ve biz gaybı (bilip onu) hıfzediciler değiliz.»[81]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
«Dönün babanıza ve deyin ki: ’Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.’»[81]
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı / Şaban Piriş
Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bildiğimizden başka bir şey görmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.
Diyanet Meali / Diyanet İşleri Başkanlığı
“Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB) / Diyanet İşleri Başkanlığı
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: «Babanızın Allah’a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.»[80-82]
Yükleniyor...