Meal Oku
وَاَنَّا
كُنَّا
نَقْعُدُ
مِنْهَا
مَقَاعِدَ
لِلسَّمْعِۜ
فَمَنْ
يَسْتَمِعِ
الْاٰنَ
يَجِدْ
لَهُ
شِهَاباً
رَصَداًۙ
Diyanet Vakfı Meali / Komisyon
Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.[9]
Elmalılı Meali (Orijinal) / Elmalılı Hamdi Yazır
Ve doğrusu biz ondan dinlemek için ba’zî mevkı’lere otururduk, fakat şimdi her kim dinliyecek olursa onun için gözeten bir şihab buluyor[9]
Elmalılı Meali (Sadeleştirilmiş) / Elmalılı Hamdi Yazır
«Doğrusu biz göğün bazı mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor.»[9]
Fi Zılâl'il-Kur'ân / Prof. Dr. Seyyid Kutub
Daha önce göğün elverişli dinleme yerlerinde pusuya yatardık. Fakat şimdi hangimiz oranın seslerini işitmeye çalışsa kendisini bekleyen göktaşları ile karşılaşır.[9]
İbni Kesir Meali / İbni Kesir
Doğrusu biz; göğün dinlenebileceği bir yerinde oturmuştuk; ama şimdi kim onu dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen bir alev buluyor.[9]
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi / Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve hakikaten biz dinlemek için ondan oturulacak yerlerde oturuyorduk. Fakat şimdi kim dinleyecek olursa onun için bir gözetici şihap buluyor.»[9]
Tefhimu'l Kur'an Meali / Ebu'l Ala Mevdudi
«Oysa gerçekten biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur.[9]
Yükleniyor...