Gramer Arama

Hazır aramalar

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 22 kez (binde 305.6) 2. inen: Kalem — 23 kez (binde 76.7) 3. inen: Müzzemmil — 27 kez (binde 135.7) 4. inen: Müddessir — 46 kez (binde 180.4) 5. inen: Fâtiha — 3 kez (binde 103.4) 6. inen: Tebbet — 2 kez (binde 87) 7. inen: Tekvîr — 7 kez (binde 67.3) 8. inen: A’lâ — 20 kez (binde 277.8) 9. inen: Leyl — 19 kez (binde 267.6) 10. inen: Fecr — 13 kez (binde 94.9) 11. inen: Duhâ — 11 kez (binde 275) 12. inen: İnşirâh — 4 kez (binde 148.1) 13. inen: Asr — 1 kez (binde 71.4) 14. inen: Âdiyât — 4 kez (binde 100) 15. inen: Kevser — 2 kez (binde 200) 16. inen: Tekâsür — 1 kez (binde 35.7) 17. inen: Mâ’ûn — 3 kez (binde 120) 18. inen: Kâfirûn — 5 kez (binde 192.3) 19. inen: Fil — 5 kez (binde 217.4) 20. inen: Felâk — 5 kez (binde 217.4) 21. inen: Nâs — 3 kez (binde 150) 22. inen: İhlâs — 2 kez (binde 133.3) 23. inen: Necm — 52 kez (binde 144.4) 24. inen: Abese — 23 kez (binde 172.9) 25. inen: Kadr — 1 kez (binde 33.3) 26. inen: Şems — 14 kez (binde 259.3) 27. inen: Bürûc — 4 kez (binde 36.7) 28. inen: Tîn — 2 kez (binde 58.8) 29. inen: Kureyş — 2 kez (binde 117.6) 30. inen: Kâri’a — 3 kez (binde 83.3) 31. inen: Kıyâme — 27 kez (binde 164.6) 32. inen: Hümeze — 6 kez (binde 181.8) 33. inen: Mürselât — 9 kez (binde 49.7) 34. inen: Kâf — 26 kez (binde 69.7) 35. inen: Beled — 6 kez (binde 73.2) 36. inen: Târık — 7 kez (binde 114.8) 37. inen: Kamer — 14 kez (binde 40.9) 38. inen: Sâd — 98 kez (binde 133.9) 39. inen: A’râf — 348 kez (binde 104.8) 40. inen: Cin — 35 kez (binde 122.4) 41. inen: Yâsîn — 69 kez (binde 95.2) 42. inen: Furkân — 106 kez (binde 118.7) 43. inen: Fâtır — 63 kez (binde 81.3) 44. inen: Meryem — 147 kez (binde 153) 45. inen: Tâ-Hâ — 254 kez (binde 190.3) 46. inen: Vâkı’a — 13 kez (binde 34.3) 47. inen: Şu’arâ — 134 kez (binde 101.7) 48. inen: Neml — 149 kez (binde 129.5) 49. inen: Kasas — 195 kez (binde 136.4) 50. inen: İsrâ — 176 kez (binde 113.1) 51. inen: Yûnus — 186 kez (binde 101.5) 52. inen: Hûd — 211 kez (binde 110.1) 53. inen: Yûsuf — 246 kez (binde 138.4) 54. inen: Hicr — 69 kez (binde 105.3) 55. inen: En’âm — 318 kez (binde 104.3) 56. inen: Sâffât — 75 kez (binde 87.2) 57. inen: Lokman — 74 kez (binde 135.5) 58. inen: Sebe’ — 88 kez (binde 99.7) 59. inen: Zümer — 111 kez (binde 94.8) 60. inen: Mü’min — 116 kez (binde 95.2) 61. inen: Fussilet — 60 kez (binde 75.6) 62. inen: Şûrâ — 88 kez (binde 102.3) 63. inen: Zuhruf — 68 kez (binde 81.9) 64. inen: Duhân — 22 kez (binde 63.6) 65. inen: Câsiye — 41 kez (binde 84) 66. inen: Ahkâf — 68 kez (binde 105.8) 67. inen: Zâriyât — 26 kez (binde 72.2) 68. inen: Gâşiye — 7 kez (binde 76.1) 69. inen: Kehf — 211 kez (binde 133.9) 70. inen: Nahl — 142 kez (binde 77) 71. inen: Nûh — 30 kez (binde 132.7) 72. inen: İbrahim — 82 kez (binde 98.8) 73. inen: Enbiyâ — 78 kez (binde 66.8) 74. inen: Mü’minûn — 96 kez (binde 91.5) 75. inen: Secde — 35 kez (binde 94.1) 76. inen: Tûr — 14 kez (binde 44.9) 77. inen: Mülk — 37 kez (binde 111.1) 78. inen: Hâkka — 17 kez (binde 65.9) 79. inen: Me’âric — 15 kez (binde 69.1) 80. inen: Nebe’ — 9 kez (binde 52) 81. inen: Nâzi’ât — 36 kez (binde 201.1) 82. inen: İnfitâr — 13 kez (binde 162.5) 83. inen: İnşikâk — 16 kez (binde 149.5) 84. inen: Rûm — 79 kez (binde 96.7) 85. inen: Ankebût — 89 kez (binde 91.2) 86. inen: Mutaffifîn — 4 kez (binde 23.7) 87. inen: Bakara — 540 kez (binde 88.3) 88. inen: Enfâl — 119 kez (binde 96.5) 89. inen: Âl-i İmrân — 365 kez (binde 104.9) 90. inen: Ahzâb — 107 kez (binde 83.1) 91. inen: Mümtehine — 14 kez (binde 40.2) 92. inen: Nisâ — 259 kez (binde 69.1) 93. inen: Zilzâl — 6 kez (binde 166.7) 94. inen: Hadîd — 47 kez (binde 81.9) 95. inen: Muhammed — 53 kez (binde 98.3) 96. inen: Ra’d — 75 kez (binde 87.9) 97. inen: Rahmân — 12 kez (binde 34.2) 98. inen: İnsan — 15 kez (binde 61.7) 99. inen: Talâk — 32 kez (binde 111.5) 100. inen: Beyyine — 2 kez (binde 21.3) 101. inen: Haşr — 37 kez (binde 83.1) 102. inen: Nûr — 77 kez (binde 58.5) 103. inen: Hac — 117 kez (binde 91.8) 104. inen: Münâfikûn — 9 kez (binde 50.3) 105. inen: Mücâdele — 27 kez (binde 57.2) 106. inen: Hucurât — 28 kez (binde 80.7) 107. inen: Tahrîm — 33 kez (binde 132.5) 108. inen: Teğâbun — 22 kez (binde 91.3) 109. inen: Saff — 26 kez (binde 117.6) 110. inen: Cum’a — 17 kez (binde 97.1) 111. inen: Fetih — 66 kez (binde 117.9) 112. inen: Mâide — 238 kez (binde 84.9) 113. inen: Tevbe — 173 kez (binde 69.3) 114. inen: Nasr — 1 kez (binde 52.6)
← ilk inenson inen →

Fâil

yalnız gizli öğeler ✕ Aramayı temizle

7.605 yerde · 3.677 ayet · 114 sure

اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ
Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.[5]
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ
Bizi doğru yola eriştir.[6]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Şüphe yok ki, inkar edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.[6]
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ
İnsanlardan, inanmadıkları halde, «Allah’a ve ahiret gününe inandık» diyenler vardır.[8]
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَـهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَـهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ
Onlara «Müslümanların inandığı gibi siz de inanın» denilince de, «Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?» derler; iyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.[13]
اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.[15]
مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراًۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ
Onlar, çevresini aydınlatmak için ateş yakan kimseye benzerler ki, Allah ışıklarını yok edince, onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakmıştır.[17]
يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟
Şimşeğin çakması neredeyse gözlerini alır; onları aydınlattıkça ışığında yürürler ve üzerlerine karanlık basınca durakalırlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi. Doğrusu Allah her şeye Kadir’dir.[20]
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz ki, O’na karşı gelmekten korunmuş olabilesiniz.[21]
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O, yeryüzünü size bir döşek ve göğü de bir bina kıldı. Gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere ürünler meydana getirdi; artık Allah’a, bile bile eş koşmayın.[22]
وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقاًۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهاًۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ
İnananlar ve yararlı işler yapanlara, kendilerine altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Onlara buranın bir ürünü rızık olarak verildiğinde, «Bu daha önce de rızıklandığımızdır» derler. Bunlar, söylediklerinin benzerleri olarak sunulmuştur. Onlara orada tertemiz eşler vardır ve orada temelli kalırlar.[25]
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْـي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلاً مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يراً وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يراًۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ
Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise «Allah bu misalle neyi murad etti?» derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da yola getirir. Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki onlar Allah’la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah’ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara uğrayanlar işte onlardır.[26-27]
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتاً فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Ölü idiniz sizleri diriltti, sonra öldürecek sonra tekrar diriltecek ve sonunda O’na döneceksiniz; öyleyken Allah’ı nasıl inkar edersiniz?[28]
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟
Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O’dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.[29]
وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Rabbin meleklere «Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim» demişti; melekler, «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz» dediler; Allah «Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi.[30]
وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Ve Adem’e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. «Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin» dedi.[31]
قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ
Allah «Ey Adem onlara isimlerini söyle» dedi. Adem isimlerini söyleyince, Allah «Ben gökler ve yerde görünmeyeni biliyorum, sizin açıkladığınızı ve gizlemekte olduğunuzu da bilirim, diye size söylememiş miydim?» dedi.[33]
وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ
Meleklere, «Adem’e secde edin» demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu.[34]
وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ
«Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz» dedik.[35]
فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara «Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz» dedik.[36]
Yükleniyor...