İrabu'l Müyesser

←
→
Ayet
وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقاً غَل۪يظاً
Meal — Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB)
Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve «Bize Allah’ı apaçık göster» demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa’ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: «Kapıdan secde ederek girin» dedik, «Cumartesileri aşırı gitmeyin» dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.[153-154]
İrab

﴿ورفعنا فوقهم الطور بميثاقهم﴾: الواو عاطفة، ورفعنا عطف على ما تقدم، وفوقهم ظرف متعلق برفعنا، وكذلك يتعلق به بميثاقهم، والطور مفعول به.

﴿وقلنا لهم ادخلوا الباب سجدا﴾: الواو عاطفة، وقلنا عطف على ما تقدم، ولهم جار ومجرور متعلقان بقلنا، وجملة ادخلوا الباب مقول القول، وسجدًا حال.

﴿وقلنا لهم لا تعدوا في السبت﴾: عطف على ما تقدم أيضًا، وجملة لا تعدوا في محل نصب مقول القول، وفي السبت جار ومجرور متعلقان بتعدوا.

﴿وأخذنا منهم ميثاقا غليظا﴾: عطف على ما تقدم أيضًا، ومنهم جار ومجرور متعلقان بأخذنا، وغليظًا صفة لـ﴿ميثاقًا﴾.

Yükleniyor...