İrabu'l Müyesser

←
→
Ayet
اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ
Meal — Diyanet İşleri Başkanlığı Meali (DİB)
Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman’a: «Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah’a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur» dedi.[22-26]
İrab

﴿إني وجدت امرأة تملكهم وأوتيت من كل شيء ولها عرش عظيم﴾: إن حرف ناسخ، والياء اسمها، وجملة وجدت امرأة خبر إن، وجملة تملكهم صفة لامرأة، وأوتيت الواو عاطفة، أو حالية، وجملة أوتيت معطوفة على جملة تملكهم، أو حالية من فاعل تملكهم، و﴿قد﴾ مقدرة، ومن كل شيء جار ومجرور متعلقان بـ﴿أوتيت﴾، أو بمحذوف هو مفعول أوتيت الثاني، والتقدير: أيضًا من كل شيء، و﴿لها﴾ خبر مقدم، وعرش مبتدأ مؤخر، وعظيم صفة.

Yükleniyor...