Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ
1
ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ
2
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ
3
اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ
4
Meal ve Tefsiri
1- (Fîl sahiplerine yaptıklarımız hep) Kureyş’in güvenliği; 2- Yani kış ve yaz yolculuklarındaki güvenlikleri içindir. 3- O halde artık onlar, bu Beyt’in Rabbine ibadet etsinler; 4- Ki kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran ve korkudan kurtarıp güvende kılan da O’dur.
(Mekke’de inmiştir. 4 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-2. Pek çok müfessirin dediğine göre bu sûrenin başı bundan önceki sûre ile alakalıdır. Yani Biz, fil ashabına yaptıklarımızı Kureyşliler için, onların güvenlikleri, işlerinin doğru dürüst ve yolunda gitmesi, ticaret ve kazanç sağlamak amacı ile kış mevsiminde Yemen’e, yazın da Şam’a doğru yaptıkları yolculuklarının düzeninin bozulmaması için yaptık. Yüce Allah, işte bundan ötürü onlara kötülük yapmak isteyenleri helâk etmiştir. Böylelikle Arapların kalplerinde Harem bölgesinin ve o bölgede yaşayan insanların konumu anlaşılmıştır. O bakımdan onlara saygı duymaya başlamışlar ve onların yaptıkları herhangi bir yolculukta onlara ilişmediler. İşte bundan dolayı Yüce Allah, onlara bu nimete karşılık şükretmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır: 3. “O halde artık onlar, bu Beyt’in Rabbine ibadet etsinler.” Yani O’nu tevhid etsinler ve yalnızca O’na ihlâsla ibadette bulunsunlar. 4. “Ki kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran ve korkudan kurtarıp güvende kılan da O’dur.” Çünkü bol rızık ve korkulardan yana emin olmak, Yüce Allah’a şükretmeyi gerektiren dünyevî nimetlerin en büyüklerindendir. Açık ve gizli bütün nimetlerine karşılık hamd ve şükür yalnız Senindir Allah’ım! Yüce Allah'ın burada özellikle Beyt’in Rabbi olduğunu dile getirmesi, bu Beyt’in şeref ve faziletinden dolayıdır. Yoksa o, her şeyin Rabbidir. Kureyş Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***