Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
11
Meal ve Tefsiri
11- Eğer Allah, insanlar hayrı istediklerine çabucak verdiği gibi şerri de çabucak verseydi elbette onların ecelleri(nin bitimi)ne hükmedilirdi. (Ama) biz, bize kavuşmayı ummayanları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.
11. Yüce Allah, insanlar hayrın sebeplerini yerine getirdikleri takdirde hayrı onlara çabucak verdiği gibi, yine sebeplerini yerine getirmeleri halinde yaptıkları kötülüğe karşılık da hemen ceza verseydi “elbette onların ecelleri(nin bitimi)ne hükmedilirdi.” Yani ceza onları helak ederdi. Ama Allah kullarına olan lütuf ve ihsanı dolayısı ile onlara -cezalarını ihmal etmemekle birlikte- mühlet verir. Haklarının birçoğunu affeder. Zira Allah zulümleri sebebi ile insanları cezalandıracak olsaydı yeryüzünde canlı tek bir varlık bırakmazdı. Şu husus da bu kapsama girmektedir: Kul, meselâ çocuklarına, aile halkına veya malına kızdığı kimi zamanlarda bedduada bulunur. Eğer bu bedduası kabul edilse helâk olurlar. Bu da kişiye çok zararlı olur. Ancak Yüce Allah yumuşak huyludur ve hikmeti sonsuzdur. “(Ama) biz, bize kavuşmayı ummayanları” âhirete iman etmeyen ve bundan dolayı da âhiret için gerekli şekilde hazırlanmayan, Allah’ın azabından kendilerini kurtaracak şeyleri işlemeyen kimseleri “azgınlıkları” hakkı ve haddi aşmalarına sebep olan batılları “içinde bocalar bir halde bırakırız.” Tereddütler içerisinde ne yapacaklarını şaşırırlar, doğru yolu bulamazlar, doğru delile sarılma başarısını elde edemezler. Bu da zulümlerine ve Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerine karşılık olan bir cezadır.