Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ
66
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَـكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
67
Meal ve Tefsiri
66- İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa hepsi, Allah’ındır. Allah'ın dışında birtakım ortaklara yalvaranlar aslında onlara uymuyorlar. Onlar, ancak zanna uyuyorlar ve ancak yalan söylüyorlar. 67- Geceyi içinde dinlenmeniz için (karanlık), gündüzü de aydınlık olarak yaratan O’dur. Şüphe yok ki bunda dinleyen bir topluluk için ibretler vardır.
66. Yüce Allah, göklerde ve yerde bulunun her şeyin, hem yaratılış, hem mülkiyet, hem de kulluk itibari ile kendisinin olduğunu ve onlarda dilediği şekilde hüküm vererek tasarrufta bulunduğunu haber vermektedir. Herkes ve her şey, Allah’ın mülküdür, O’nun emrine ram olmuştur, O’nun tarafından idare olunmaktadır. İbadet namına hiçbir şeye hak kazanmamışlardır. Hiçbir şekilde Allah’ın ortağı da değillerdir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Allah'ın dışında birtakım ortaklara yalvaranlar aslında onlara uymuyorlar. Onlar ancak” hak adına hiçbir şey ifade etmeyen “zanna uyuyorlar ve ancak” bu hususta “yalan söylüyorlar.” Onların söyledikleri bir iftiradır. Eğer onlar, tapındıkları şeylerin Allah'ın ortakları olduğu iddialarında doğru söyleyen kimseler iseler haydi bu mahlukların zerre kadar ibadeti hak ettiklerine dair bir özelliklerinin olduğunu ortaya koysunlar. Buna asla güçleri yetmez. Bunların içinde bir şey yaratan yahut bir şeyin rızkını veren yahut da yaratıklardan herhangi birisine malik olan, veyahut Yüce Allah’ın insanların hayatı için vazgeçilmez bir unsur olarak ortaya koyduğu gece ve gündüzü idare edebilen bir kimse var mıdır?
67. “Geceyi içinde” yeryüzünü örten karanlık sebebi ile dinlenmek ve rahatlamak sureti ile -çünkü aydınlık devam edip gidecek olursa asla rahat bulup dinlenemezler- “dinlenmeniz için, gündüzü de” insanların görmesini sağlayacak şekilde “aydınlık olarak” O yaratmıştır. Böylelikle onlar, gündüzün geçimlerini sağlamak, din ve dünyalarının maslahatlarını gerçekleştirmek için etrafa dağılırlar. “Şüphe yok ki bunda” Yüce Allah’tan gelenleri kavramak, kabul etmek ve doğru yolu bulmak kastı ile işitmek üzere “kulak verecek bir topluluk için ibretler vardır.” Yoksa zorluk çıkarmak ve inatlaşmak için dinleyenlere bunun faydası olmaz. Şüphesiz ki bunlardaki ibretler ve işaretler, dinleyen ve bunları yegane hak mâbûdun Yüce Allah olduğuna, O’nun dışındakilerin ulûhiyetlerinin ise bâtıl olduğuna, Yüce Allah’ın ise son derece merhametli, her şeyi bilen ve hikmeti sonsuz olduğuna delil olarak görenler içindir.