Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَاباً ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ
5
Meal ve Tefsiri
5- Eğer şaşıyorsan (şunu bil ki) asıl şaşılacak olan onların: “Şimdi biz, toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?!” demeleridir. İşte Rablerini inkar edip kafir olanlar bunlardır. Onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır. İşte bunlar, cehennemliktir. Onlar orada ebediyen kalacaklardır.
5. Yüce Allah’ın:“Eğer şaşıyorsan” buyruğunun şu anlamda olma ihtimali vardır: Eğer sen, Allah’ın azametine ve tevhidi hakkındaki delillerin çokluğuna şaşıyor isen hiç şüphesiz asıl şaşılacak olan, buna rağmen yalanlayanların inkâr etmeleri, öldükten sonra dirilişi yalanlamaları ve:“Şimdi biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?!” demeleridir. Yani öldükten sonra yeniden yaratılmayı, toprak olduktan sonra Allah’ın kendilerini tekrar yaratmasını, oldukça imkânsız ve uzak bir ihtimal olarak görmeleridir. Onlar cehaletlerinden dolayı yaratıcının kudretini yaratılmışların kudretine kıyas ettiler. Böyle bir şeyin yaratılmışların kudreti açısından imkânsız olduğunu görünce yaratıcının kudreti açısından da bunun imkânsız olduğunu sandılar. Halbuki ilkinde kendilerini yoktan yaratmış olduğunu unuttular. Buyruğun şu anlama gelme ihtimali de vardır: Şâyet sen, onların söylediklerinden, öldükten sonra dirilişi yalanlayışlarından dolayı şaşıyor, hayret ediyor isen, evet gerçekten bu, hayret edilecek bir şeydir. Çünkü âyetleri kendisine açıklandıktan ve öldükten sonra dirilişe dair en ufak bir şüphe ve tereddüde kabil olmayan kesin delilleri gördükten sonra yine de böyle bir şey söyleyenin sözü, gerçekten de hayret edilecek bir şeydir. Ancak böyle bir iddianın, “Rablerini inkar edip kafir olanlar” ve en açık, en belirgin bir gerçek olmakla birlikte Allah’ın birliğini inkâr edenlerden sadır olması garip karşılanmaz. “Onlar boyunlarında” hidâyet bulmalarını engelleyen “demir halkalar olanlardır.” Çünkü bunlar imana davet edildiler, ama iman etmediler. Onlara hidâyet teklif edildiği halde hidâyet bulmadılar. Kalpleri ve gönülleri de bu hidâyet kendilerine ilk geldiğinde iman etmedikleri için onlara bir ceza olmak üzere tersyüz edilip çevrildi. “İşte bunlar, cehennemliktir. Onlar orada ebediyen kalacaklardır” ve bir daha oradan asla çıkamayacaklardır.