Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

14 — İbrahim Suresi (إبراهيم) • Ayet 24
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ 24 تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ 25 وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ 26
Meal ve Tefsiri

24- Allah’ın güzel söze nasıl misal verdiğini görmez misin? (O,) kökü sabit, dalları da gökte olan güzel bir ağaç gibidir. 25- Meyvelerini Rabbinin izni ile her zaman verir. Allah insanlara misaller verir ki düşünüp öğüt alsınlar. 26- Kötü kelime ise toprağın üstünde (bulunan cılız) kökünden koparılmış, sabit bir yeri olmayan kötü bir ağaç gibidir.

24. Yüce Allah şöyle buyuruyor:“Allah’ın güzel söze” bu, Lâ ilâhe illallah sözü ve onun alt dallarıdır “nasıl misal verdiğini görmez misin? (O,) kökü” yerde “sabit, dalları da gökte” yayılmış “olan” her zaman için pek faydalı bulunan “güzel bir ağaç gibidir.” Yani hurma ağacı.
25. “Meyvelerini Rabbinin izni ile her zaman verir.” İşte iman ağacı da böyledir. Onun kökü, mü’minin kalbinde ilim ve itikad olarak sapasağlam yer eder. Dalları olan güzel söz, salih amel, güzel ahlâk ve edebler her zaman için semâya doğru uzanır. İman ağacının meyve olarak verdiği ve hem mü’min kula hem de başkalarına faydalı olan güzel ameller ve sözler, Yüce Allah’a doğru yükselir. “Allah insanlara misaller verir ki” kendilerine vermiş olduğu emirleri ve yasaklarını “düşünüp öğüt alsınlar.” Çünkü misaller verilerek soyut birtakım manalar, maddi örnekler ile anlaşılır bir hâl alır; böylece Allah’ın anlatmayı murad ettiği anlam son derece açık ve net bir hale gelir. Bu da Yüce Allah’ın rahmetinin ve bizlere güzel bir şekilde öğretmesinin bir tecellisidir. En kâmil hamdler, en kapsamlı senâlar Allah’a olsun. İşte bu, kelime-i tevhidin ve onun mü’minin kalbindeki sapasağlam yer edişinin misalidir.
26. Daha sonra ise Yüce Allah bunun zıddı olan küfür sözünün ve onun alt dallarının örneğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Kötü kelime ise toprağın üstünde (bulunan cılız) kökünden koparılmış, sabit bir yeri olmayan kötü” yani yenilmesi de tadı da hoş olmayan; Ebu Cehil karpuzu ve benzeri “bir ağaç gibidir.” Tutunacak kökleri olmadığı gibi güzel meyvesi de yoktur. Böyle bir ağacın meyvesi bulunsa dahi bu, kötü bir meyvedir. İşte küfür sözü ile günahlar da böyledir. Bunların kalpte faydalı bir şekilde yerleşmeleri mümkün değildir. Sahibine zarar verecek kötü sözlerden ve kötü davranışlardan başka bir meyvesi yoktur. Sahibi ondan fayda görmez ve onun hiçbir salih ameli Allah’a yükselmez. Ne kendisine faydası olur ne de başkası ondan faydalanır.