Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلاً
55
Meal ve Tefsiri
55- İnsanlara hidâyet geldiği zaman onları iman etmekten ve Rablerinden mağfiret dilemekten alıkoyan tek şey, ancak öncekiler hakkındaki ilahi kanunun kendilerine de uygulanmasını veya azabın onlara göz göre göre gelmesini beklemeleridir.
55. Yüce Allah, Kur’an’ın azametini, celâlini, herkese gelmiş bir kitap olduğunu ve onda her türlü misalin geniş geniş açıklanmış olduğunu haber vermektedir. Yani faydalı bilgilere ve ebedi mutluluğa ulaştıran her bir yola, kötülükten ve helâkten koruyan her bir çareye dair bütün misaller içermektedir. Bu kitapta helâl ve haramın misalleri, amellerin karşılıklarına dair misaller, teşvik, korkutma, kalplere fayda sağlayacak doğru haberler; inanılacak, kalplere huzur verecek ve onları aydınlatacak surette yer almıştır. Bu da bu Kur’an’a teslim olmayı, onu itaat ve bağlılıkla karşılamayı, hiçbir hususta ona karşı çıkmamayı gerektirir. Bununla birlikte insanların pek çoğu hak, apaçık ortaya çıktıktan sonra bile hakka dair tartışmakta ve:“Hakkı ortadan kaldırmak için”(el-Kehf, 18/56) batılı ileri sürerek tartışmaya koyulmaktadırlar. “Ne var ki insanın tartışmacılığı her şeyden ileridir.” Yani bu, insanlara yakışmamakla ve onların adil bir davranışı olmamakla birlikte insanlar, hak hususunda çokça tartışırlar ve anlaşmazlık çıkartırlar. İnsanı bu hale iten ise Allah’a iman etmeyişidir. Onların bu tutumları zulüm ve inattan kaynaklanır. Yoksa hakkın beyanında, delillerinde ve belgelerinde olan bir eksiklikten değil. Yoksa insanlara azap ve kendilerinden öncekilerin başına gelen musibetler gelecek olsa onlar bu halde olmaz. Bundan dolayıdir Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
55. Yani onlara gelen doğru yol sayesinde hiyadet ile sapıklık, hak ile batıl birbirinden açık seçik ayırt edilmişken, bu hidâyet onlara ulaşmış ve onlara karşı Allah’ın delili ortaya konulmuşken, insanları imandan alıkoyan şey, gerekli açıklamaların yapılmamış olması değildir. Onları imandan alıkoyan tek şey, zulüm ve haddi aşmaktır. Artık geriye Allah’ın geçmişlere uygulamış olduğu kanununun gelip çatmasından başka bir şey kalmaz. Çünkü öncekilere de uygulanan ilahi kanun şu idi: Eğer iman etmeyecek olurlarsa derhal onlara azap gelir yahut da kendilerine doğru gelmekte olan azabı kendi gözleriyle ayan beyan görürler. O halde bu kafirler, böyle bir durumdan korksunlar ve geri çevrilemeyecek azap kendilerine gelmeden önce küfürlerinden tevbe edip vaz geçsinler.