Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ
117
وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ
118
Meal ve Tefsiri
117- Kim hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarırsa onun hesabı ancak Rabbinin katındadır. Gerçek şu ki kâfirler kurtuluşa eremezler. 118- De ki:“Rabbim, mağfiret ve rahmet buyur. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.”
117. Yani kim bu hususta açık bir delili yokken, Allah ile birlikte birtakım ilâhlara dua ve ibadet ederse, hiç şüphesiz böyle bir kimse Rabbinin huzuruna varacaktır, Rabbi de amellerinin karşılığını ona verecektir. O hiçbir şekilde kurtuluş bulamayacaktır. Çünkü o, bir kâfirdir. “Gerçek şu ki kâfirler kurtuluşa eremezler.” Onların küfürleri kurtuluşa engeldir. Âyet-i kerimede geçen “hiçbir delili olmadığı halde” kaydı, kayd-ı mülâzimdir. Yani böyle bir şey, esasen söz konusu olamaz, demektir. Çünkü Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarıp dua eden hiçbir kimsenin onun ilahlığı konusunda hiçbir delili bulunamaz. Aksine bütün deliller onun bu kanatinin batıl olduğunu ortaya koymaktadır. O ise bu delillerden zalimlik ve inad ederek yüz çevirir.
118. Rabbine dini yalnız O’na halis kılarak dua edip “de ki: Rabbim” bize hoşumuza gitmeyen her bir şeyden kurtaracak şekilde “mağfiret ve” her türlü hayra rahmetinle ulaştıracak şekilde de “rahmet buyur. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” Kula, merhametli olan herkesten daha çok Allah merhamet eder. O, kuluna annenin evladına merhametinden daha merhametlidir. O’nun merhameti, kul için kulun kendi kendine merhametinden bile daha hayırlıdır.
üce Allah’ın lütuf ve ihsanı ile Mü’minûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***