Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

25 — Furkân Suresi (الفرقان) • Ayet 48
وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُوراًۙ 48 لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتاً وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَاماً وَاَنَاسِيَّ كَث۪يراً 49 وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُوراً 50
Meal ve Tefsiri

48- Rahmetinin önünde rüzgarları müjde olarak gönderen de O’dur. Biz gökten de tertemiz bir su indirdik. 49- Ki onunla ölü bir beldeye hayat verelim, yarattığımız nice hayvanı ve pek çok insanı da onunla sulayalım diye. 50- Andolsun ki biz bu (gerçeği), düşünüp öğüt alsınlar diye onların arasında türlü şekillerde anlattık. Ama insanların çoğu nankörlükten başka bir yol izlemezler.

48. Yani kullarına rahmet edip de üzerlerine rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak göndermek sûretiyle rızkını bol bol indiren, yalnızca O’dur. Rüzgarların müjdeledikleri rahmet ise yağmurdur. Bu rüzgarlar sayesinde bulutlar yükselir, birbirleriyle kaynaşır ve üst üste yığılır. Rüzgarlar tasarruf yetkisini elinde bulunduranın izniyle bu bulutları aşılar ve yağmur yağdırtırlar. Böylelikle kullar yağmur yağmasından önce müjdesini alırlar ve ansızın yağmura yakalanmamak için gerekli hazırlıklarını yaparlar. “Biz gökten de tertemiz bir su indirdik.” Bu su manevi ve maddi pisliklerden, kirliliklerden temizleyip arındırır. 49. Bu suda Allah’ın bereketlerinden bir bereket vardır. O bu suyu, onunla ölmüş bir beldeyi diriltmek ve böylelikle insanların ve davarların yedikleri türden pek çok bitki ve ağaçları orada bitirmek üzere indirir. “Yarattığımız nice hayvanı ve pek çok insanı da onunla sulayalım diye.” Bu su ile Biz, sizin de davarlarınızın da su ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Rüzgarları müjdeciler olarak gönderip çeşitli etkilere sahip kılan, gökten kullara ve davarlarına bir rızık içeren o tertemiz ve mübarek suyu indiren o yüce zat, kendisine başka hiçbir şey ortak koşulmaksızın tek başına ibadete layık değil midir?
50. Allah gözle görülen, şahit olunan bu kadar ilâhi belgeyi gözler önüne sermiş, bunları kullara tekrar tekrar hatırlatmış, kendisini bilip tanısınlar, şükretsinler ve ansınlar diye tekrar tekrar söz konusu etmiştir. Bununla birlikte “insanların çoğu” ahlâklarının ve tabiatlarının bozukluğu dolayısı ile “nankörlükte başka bir yol izlemezler.”