Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
203
Meal ve Tefsiri
203- Bir de sayılı günlerde Allah’ı zikredin. Bunlardan iki gün içinde (dönmek için) acele edene günah yoktur. Kim de geriye kalırsa ona da günah yoktur; ama bu, takvâlı olanlar içindir. Allah’tan sakının ve bilin ki muhakkak onun huzurunda toplanacaksınız.
203. “Bir de sayılı günlerde Allah’ı zikredin.” Yüce Allah sayılı günlerde kendisinin anılmasını emretmektedir. Bunlar ise bayramdan sonra gelen üç teşrîk günüdür. Bu günlerdeki bu emrin sebebi bu günlerin meziyet ve şerefinden, haccın diğer ibadetlerinin de bu günlerde yapılmasından dolayıdır. Diğer taraftan insanlar bu günlerde Allah’ın konuklarıdır. Bu günlerde oruç tutmanın haram oluş sebebi de bundan dolayıdır. Bu bakımdan bu günlerde Allah’ı zikretmenin, başka günlerde olmayan bir meziyeti vardır. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur:“Teşrik günleri yeme içme ve Allah’ı zikretme günleridir.” Bu günlerde Allah’ı anmanın kapsamına cemrelere taş atma sırasında ve kurbanları kesme esnasında Allah’ı anmak da girmektedir. Farzların akabinde getirilmesi istenen zikirler de buna dahildir. Hatta kimi ilim adamları şöyle demektedir: Bu günlerde -Zilhiccenin on gününde olduğu gibi- mutlak olarak tekbir getirmek de müstehabdır. Bu görüş de pek uzak bir ihtimal değildir. “Bunlardan iki gün içinde (dönmek için) acele edene” yani Mina’dan çıkıp ikinci günün güneşinin batımından önce oradan ayrılına “günah yoktur. Kim de geriye kalırsa” yani üçüncü geceyi de orada geçirip ertesi gün cemrelere taş atarsa “ona da günah yoktur.” Bu, her iki hususun mubah kılınması sureti ile Yüce Allah’ın kullarına bir hafifletmesidir. Bilindiği gibi her iki işi yapmak mubah kılınmakla birlikte sonuncusunu yapmak daha faziletlidir. Çünkü ondaki ibadet daha çoktur. Günahın söz konusu olmayacağı belirtildiğine göre bu ifadeden hem sözü geçende hem diğerinde günah olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak birincisinde de ikincisinde de günah olmadığı belirtilmekle birlikte yalnızca ikincisi hakkında “ama bu, takvâlı olanlar içindir” kaydı getirilmiştir. Yani bütün işlerinde ve hac hallerinde Allah’tan sakınan kimse içindir. Her hususta Allah’tan sakınan kimse hiçbir hususta günah kazanmamış olur. Bazı şeylerde Allah’tan sakınan ve bazı şeylerinde böyle hareket etmeyenin ise cezası amelinin türünden olur. Emirlerini yerine getirerek ve ona isyan etmekten uzak durarak “Allah’tan sakının ve bilin ki muhakkak onun huzurunda toplanacaksınız” ve O, amellerinizin karşılığını verecektir. Ondan sakınan takvalılar takvalarının karşılığını O’nun nezdinde göreceklerdir. O’ndan sakınmayanları ise en ağır şekilde cezalandıracaktır. Amellerin karşılığının verileceğinin bilinmesi, Allah’tan sakınmaya götüren en büyük sebeplerdendir. Bundan dolayı Yüce Allah bu gerçeğin bilinmesini özellikle teşvik etmiştir.