Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُـتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالاً عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
233
Meal ve Tefsiri
233- Anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir. O kadınların maruf bir şekilde yiyeceği ve giyeceği çocuğun babasına aittir. Kimseye gücünden fazlası yüklenmez. Ne bir anneye çocuğundan dolayı zarar verilsin ne de bir baba çocuğu yüzünden zarara sokulsun. Mirasçıya düşen de bunun gibidir. Eğer karşılıklı rıza ve istişare ile (çocuğu sütten) kesmek isterlerse ikisine de bir günah yoktur. Çocuklarınızı (sütanneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz (bedeli) meşru bir şekilde teslim etmeniz şartı ile size bir vebal yoktur. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
233. “Anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler” buyruğu emir manasına bir haberdir (yani “emzirsinler” demektir). Burada çocukların iki tam yıl emzirilmesi, ayrıca bir emri gerektirmeyecek kadar kesin bir husus kabul edilmiştir. “Yıl” hem tam bir yıl, hem de yılın büyük bir bölümü hakkında kullanıldığından dolayı “iki tam yıl” kaydı getirilmiş, ardından da “bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir.” buyrulmuştur. Süt emen çocuk iki yılı tamamladı mı artık onun süt emmesi tamamlanmış ve bundan sonra aldığı süt diğer gıdalar seviyesine gelmiş olur. Bundan dolayı iki yıldan sonraki süt emme (süt akrabalığı oluşturmada) muteber değildir ve nikah yasağı (mahremiyet) meydana getirmez. Bu ayet, Yüce Allah’ın:“Onun taşınması ve sütten kesilmesi de otuz aydır.”(el-Ahkaf, 46/15) buyruğu ile bir arada değerlendirilerek, hamileliğin asgari süresinin altı ay olduğu ve bu süre zarfında çocuğun dünyaya gelmesinin mümkün olduğu hükmü çıkartılmaktadır. “O kadınların maruf bir şekilde yiyeceği ve giyeceği babasına aittir.” Bu, hem kadının erkeğin nikahı altında olması hem boşanmış olması hallerini kapsamaktadır. Bu durumda babanın, kadının yiyim ve giyimini, ayrıca süt emzirme ücretini sağlaması gerekir. Bu da şuna delildir: Kadın eğer kocanın nikahı altında bulunuyor ise yiyim ve giyim dışında bir ücret hak etmez. Herkesin (hak ve yükümlülüğü) durumuna göredir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Kimseye gücünden fazlası yüklenmez” buyurmaktadır. Fakir, zengin bir kimsenin nafakası gibi nafaka vermeye mükellef tutulmaz. Hiçbir şey bulamayan kimse de buluncaya kadar nafaka vermekle yükümlü tutulmaz. “Ne bir anneye çocuğundan dolayı zarar verilsin” Yani annenin, çocuğunu emzirmekten alıkonması yahut da ona verilmesi gereken nafaka, giyim veya ücretin verilmemesi sureti ile zarara sokulması helâl değildir. “Ne de bir baba çocuğu yüzünden zarara sokulsun” Kadın da kocasına zarar vermek üzere çocuğunu emzirmekten imtina etmek yahut da hakkından fazlasını istemek gibi şekillerde babaya zarar vermeye kalkışmasın. Burada (“baba” anlamını vermek üzere bizzat “baba” kelimesinin değil de) “çocuk kendisine ait olan” anlamındaki “المولود له” ifadesinin kullanılması çocuğun babasına ait olduğunun delilidir. Çünkü çocuğun kendisine bağışlandığı kişi odur ve çocuk babanın kazançları arasındadır. Bundan dolayı baba, anneden farklı olarak, çocuğunun malından razı olsun yahut olmasın alabilir. “Mirasçıya düşen de bunun gibidir.” Yani çocuğun hem babası hem de malı yoksa çocuğun mirasçısı durumunda olan kimseler tıpkı baba gibi süt emziren kimsenin nafakasını ve giyimini sağlamakla yükümlüdürler. Bu buyruk ayrıca darlık çeken akrabaların nafakalarını varlıklı yakın mirasçısının sağlamasının farz olduğuna delildir. “Eğer” anne ve baba “karşılıklı rıza” gösterir ve kendi aralarında “istişare ile” sütten kesilmesi çocuğun faydasına mıdır, değil midir? diye görüşerek iki yılın tamamlanmasından önce “(çocuğu sütten) kesmek isterlerse” bu da çocuk için zararlı değilse ve her ikisi de buna rıza gösterirse iki yıl tamamlanmadan önce onu sütten kesmekten dolayı “ikisine de bir günah yoktur.” Âyet-i kerimenin mefhumu biri razı olsa diğeri olmasa, yahut da sütten kesilmesi çocuk için faydalı olmaz ise çocuğun sütten kesilmesinin caiz olmadığına delil teşkil etmektedir. “Çocuklarınızı (sütanneye) emzirtmek isterseniz” yani zarar vermek kastı olmaksızın çocuklarınıza öz annelerinin dışında başka bir süt anne bulmak isterseniz süt annelere “vereceğiniz (bedeli) meşru bir şekilde teslim etmeniz şartı ile size bir vebal yoktur. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.” Ve yaptıklarınıza göre hayır veya şer ile karşılığınızı verecektir.