Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

30 — Rûm Suresi (الروم) • Ayet 22
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ 22
Meal ve Tefsiri

22- Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunlarda bilenler için ibretler vardır.

22. “Bilenler”, ibretli husususları anlayan, deliller üzerinde gereği gibi düşünen, gerçek ilim ehli kimselerdir. “Göklerin ve yerin” ve onların içinde bulunanların “yaratılması”ında Allah’ın pek çok delilleri vardır ki bazıları şunlardır: Öncelikle bu, Yüce Allah’ın egemenliğinin azametine, mutlak kudretinin kemaline bir delildir. O, bu pek büyük varlıkları var etmiştir. Bunlar, hikmetinin de kemal derecesinde olduğunu göstermektedir. Çünkü yarattığı bu varlıklar son derece sağlamdır. İlminin ne kadar geniş olduğunu da gösterir. Çünkü yaratanın, yarattığını bilmesi kaçınılmaz bir şeydir:“Hiç yaratan bilmez mi?”(el-Mülk, 67/14) Rahmet ve lütfunun genişliğini de göstermektedir. Çünkü bu yaratmada pek üstün menfaatler vardır. Dilediğini seçen mutlak irade sahibi olduğuna da delil vardır. Çünkü bu yarattıklarında dileme ve tercihe bağlı pek çok hususiyetler ve meziyetler vardır. İbadeti hak eden ve tevhid edilmesi gerekenin yalnızca O olduğuna da delil vardır. Çünkü yaratan sadece O’dur. O bakımdan yalnızca O’na ibadet etmek gerekir. İşte bütün bunlar, aklî birtakım deliller olup Yüce Allah akılların bunlara dikkat etmelerini istemiş, bunlar üzerinde tefekkür etmeyi ve bunlardan gerekli ibretleri çıkartmayı emretmiştir. Aynı şekilde “dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun delillerindendir.” Aslınız bir olmakla renkleriniz ve harflerin mahreçleri (çıkış yerleri) aynı olmakla birlikte dilleriniz farklı farklıdır. Her bakımdan birbirine uyan iki ses bulmak mümkün olmadığı gibi her bakımdan birbirine benzeyen iki renk bulmak da mümkün değildir. Mutlaka bunlar arasında birini diğerinden ayırt etmeye yarayan farklılıklar bulunmaktadır. İşte bunlar, Allah’ın kudretinin kemaline ve O’nun meşîetinin etkin oluşuna delildir. Kullarının birbirlerine benzememeleri için böyle bir farklılığı takdir etmiş olması, inâyet ve rahmetinin bir tecellisidir. Çünkü bu farklılık olmasaydı, türlü karışıklıklar ortaya çıkar ve pek çok maksat ve ihtiyacın karşılanmasına imkân bulunmazdı.