1- Elif, Lâm, Mîm. 2- İçinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitap, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. 3- Yoksa onlar:“Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş olan bir kavmi uyarasın diye Rabbinden gelmiş olan haktır. Olur ki hidâyet bulurlar.
(Mekke’de inmiştir. 30 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
2. Yüce Allah, bu Kitab-ı Kerim’in âlemleri nimetleri ile besleyip gözeten alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunu haber vermektedir. O’nun âlemleri kendisi vasıtası ile gözettiği en büyük hususlardan birisi de bu Kitaptır. Bu Kitapta onların hallerini düzelten ve ahlâklarını kemale erdiren her bir husus vardır. Bu Kitapta hiçbir şüphe ve tereddüt yoktur. Tartışmayı gerektirecek bir taraf da yoktur.
3. Bununla birlikte peygamberi yalanlayan zalimler bu hususta: Onu Muhammed uydurdu, onu kendiliğinden uydurup ortaya koydu, derler. Bu Kitabı Muhammed’in uydurduğunu söylemek, Allah’ın kelâmını inkâr etmeye, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i çok büyük bir yalancılıkla itham etmek gibi en ileri derecede bir küstahlıktır. Zira bu, insanların tıpkı Allah’ın kelâmı gibi bir söz söyleyebileceklerini iddia etmek demektir ki bunların hepsi de çok ağır günahlardır. Yüce Allah, “Onu Muhammed uydurdu” diyenlerin sözlerini reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Hayır, o... haktır.” Önünden de arkasından da batıl ona asla erişemez. O, her türlü işi hikmetli olan, hikmeti sonsuz Hakîm’in, bütün hamdlere layık Hamîd Allah’ın indirdiği bir kitaptır. “Senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş olan bir kavmi uyarasın diye Rabbinden gelmiş olan” kullara bir rahmet olarak indirdiği “haktır.” Yani Rabbin, bu Kitabı sana, kavminin uyarıcıları olmadığı için bir peygamberin gönderilmesine ve bir Kitabın indirilmesine son derece muhtaç oldukları bir halde indirmiştir. Onlar, cahillikleri içerisinde şaşkın oldukları, sapıklıkların karanlığı içerisinde bocaladıkları bir halde iken Allah, sana bu kitabı indirmiştir. Bizim sana bu Kitabı indirmemizin sebebi ise sapıklıklarından “hidâyet bulurlar” ve böylelikle hakkı bilip onu tercih ederler diyedir. Yüce Allah’ın sözünü ettiği bütün bu hususlar, onların bu Kitabı yalanlayışları ile tam bir çelişki arzetmektedir. Çünkü bütün bu hususlar onların iman etmelerini ve bu Kitabı tam anlamı ile tasdik etmelerini tasdik etmelerini gerektirmektedir. Çünkü bu Kitap, âlemlerin Rabbi tarafından gelmiştir ve hakkın ta kendisidir. Hakkın ise her halükârda kabul edilmesi gerekir. Yine bu Kitapta hiçbir şekilde “şüphe yoktur.” Hatta şüphe etmeyi gerektirecek hiçbir husus yoktur. Onda vakıaya uymayan bir haber olmadığı gibi, manalarında gizlilik, kapalılık ve karışıklık gibi şüpheye düşmeyi gerektirecek bir taraf da yoktur. Üstelik bu Kitap, risalete zorunlu bir ihtiyaç bulunduğu bir zamanda gelmiştir ve o her türlü hayra ve iyiliğe ileten bir rehberdir.