Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

33 — Ahzâb Suresi (الأحزاب) • Ayet 51
تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُــْٔـو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَل۪يماً 51
Meal ve Tefsiri

51- Hanımlarından kimi dilersen (sırasını) geri bırakabilir, kimi dilersen de yanına alabilirsin. Geri bıraktıklarından kimi yanına almak istersen sana vebal yoktur. Bu, onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve kendilerine verdiklerine hepsinin razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizde olanı bilir. Allah her şeyi bilendir, Halîmdir.

51. Bu da aynı şekilde Yüce Allah’ın Rasûlüne sağladığı bir genişlik ve ona rahmetinin bir tecellisidir. Ona (başka erkekler hakkında) farz olan hanımlar arasında günleri paylaştırmayı terk etmeyi mubah kılmıştır. Eğer o günlerini aralarında paylaştıracak olursa bu, onun bir bağışıdır. Bununla birlikte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem her hususta aralarında adaleti sağlamaya gayret eder ve şöyle derdi:“Allah’ım! Bu, benim imkânlarım ölçüsündeki paylaştırmamdır. Benim sahip olamayıp da Senin sahip olduğun (kalbî) hususlar hakkında da beni kınama.”[9] Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Hanımlarından kimi dilersen geri bırakabilir” yani onları geri bırakarak yanına almaz ve onun yanında geceyi geçirmezsin; “kimi dilersen yanına alabilirsin” ve onun yanında geceyi geçirebilirsin. Bununla birlikte bunu yapman senin hakkında kesin ve değişmez bir husus değildir. “Geri bıraktıklarından kimi yanına almak istersen sana vebal yoktur.” Yani bütün bu hususlarda sen dilediğini tercih edebilirsin. Çoğu müfessir şöyle demiştir: Bu, kendilerini ona bağışlayan hanımlara hastır. O, bunlardan dilediği kimseyi geri bırakabilir, dilediğini de yanına alabilirdi. Yani arzu ettiği takdirde kendisini ona bağışlayanı kabul eder, dilemezse kabul etmezdi. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. Daha sonra Yüce Allah, bu husustaki hikmeti açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Bu” sana gösterdiğimiz genişlik kararının sana ait olması, senin elinde bulunması ve senin onlara bağışta bulunman “mutlu olmaları, üzülmemeleri ve kendilerine verdiklerine hepsinin razı olmaları için daha uygundur.” Çünkü onlar, senin farz olan bir hususu terk etmeyeceğini ve yerine getirilmesi gereken bir hakkı yerine getirmekte kusurlu hareket etmeyeceğini bilirler. “Allah kalplerinizde olanı bilir.” Yani farz ve müstehap hakları eda ederken ve hakların çakıştığı ve tercih yapmak gerektiği hallerde kalplere arzı olan düşünce ve niyetleri bilir. İşte bundan dolayı ey Allah’ın Rasûlü, hanımlarının kalpleri huzur bulsun diye Yüce Allah, senin için böyle bir genişliği teşrî’ buyurmuştur. “Allah her şeyi bilendir, Halimdir.” Yani hem ilmi geniştir, hem hilmi boldur. İlminin bir tecellisi olarak O, sizler için işlerinizi daha da düzene koyacak, ecirlerinizi daha çok artıracak hükümler teşrî’ buyurmuştur. Hilminin bir tecellisi de O’nun, yaptığınız kötü işler ve kalplerinizin ısrar ettiği kötülükler dolayısı ile sizi hemen cezalandırmamasıdır.