Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

37 — Sâffât Suresi (الصافات) • Ayet 158
وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَباًۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ 158 سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ 159 اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ 160
Meal ve Tefsiri

158- Onlar, Allah ile cinler arasında da bir nesep bağı uydurdular. Halbuki cinler kesinlikle bilir ki onlar (hesap için) huzura getirileceklerdir. 159- Allah, onların nitelendirmelerinden münezzehtir. 160- Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.

158. Yani Allah’a ortak koşan şu müşrikler, Allah ile cinler arasında bir nesep uydurdular. Çünkü onlar meleklerin, Allah’ın kızları olduklarını ve onların annelerinin de cinlerin ileri gelenleri olduklarını iddia ediyorlardı. Halbuki cinlerin kendileri de amellerinin karşılıklarının verilmesi için Allah’ın huzurunda hazır edileceklerini bilmektedirler. Onlar da Allah’ın kullarıdır ve Allah’ın önünde zilletle boyun eğerler. Eğer kendileri ile Allah arasında -hâşâ- bir nesep bağı bulunsaydı hiç de bu halde olmazlardı.

159. O mutlak egemen, affı ve cezalandırmada acele etmemesi kemal derecesinde bulunan “Allah, onların nitelendirmelerinden” Rablerini vasıflandırdıkları ve kendilerini küfre ve şirke sokan tüm vasıflardan “münezzehtir.” 160. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah, bu kullarının nitelendirmelerinden kendisini tenzih etmemiştir. Çünkü onlar, Rablerini ancak celâline yakışan şekilde nitelendirirler. İşte bundan dolayı onlar ihlâsa erdirilmiş kullardırlar.