Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ
23
وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ
24
مَا لَـكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ
25
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
26
Meal ve Tefsiri
22, 23- Zulmedenleri, onlarla aynı yolda olanları ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini bir araya toplayın ve onları cehennemin yoluna sürün. 24- Onları (cehenneme varmadan) durdurun; çünkü onlar sorgulanacaklardır. 25- “Neyiniz var, niye birbirinize yardım etmiyorsunuz?” 26- Elbette (edemezler; çünkü) onlar, bugün teslim olmuşlardır.
22-23. Yani Kıyamet günü huzura gelip yalanladıkları şeyleri gözleri ile görecek, önceden yalanlamış oldukları o ateşe atılmaları emrolunacak ve şöyle buyrulacaktır: Küfür, şirk ve masiyetlerle kendilerine “zulmedenleri ve” onların amelleri türünden amel işleyerek “onlarla aynı yolda olanları” Böylelikle onların her birisi amel itibari ile kendisi ile türdeş olanlara katılacaktır. “ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini” ilâh olduğunu iddia ettikleri putları ve ortakları “bir araya toplayın.” Onların hepsini bir araya getirin; sonra da “onları cehennemin yoluna sürün” cehenneme şiddetli bir şekilde sürükleyip götürün.
24. Cehenneme götürülmeleri emrinin verilmesinden ve kendilerinin helâk yurduna gidecek kimseler olduklarını bilmelerinden sonra şöyle buyrulacaktır:“Onları” cehenneme ulaştırmadan önce “durdurun; çünkü onlar” dünya hayatında iftira edip uydurdukları yalanlardan dolayı “sorgulanacaklardır.” Ki yalan söyledikleri, herkesin tanık olacağı bir şekilde ortaya çıksın ve rezil rüsvay olsunlar. Onlara şöyle denilecektir:
25. Bugün başınıza nasıl bir iş geldi? Sizleri birbirinize yardım etmeyecek ve birbirinizin imdadına koşmayacak hale düşüren nedir? Halbuki sizler, dünyada iken edindiğiniz bu uydurma ilâhların sizden azabı uzaklaştıracağını, sizi azaptan kurtaracağını yahut Allah nezdinde size şefaat edeceklerini iddia ediyordunuz.
26. Anlaşılan onlar, bu soruya cevap veremeyeceklerdir. Çünkü zillete ve aşağılığa mahkûm olmuşlar, cehennem azabına teslim olup zilletle boyun eğmişler ve ümitleri tamamen tükenmiştir. O nedenle de konuşamayacaklardır. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:“Elbette (edemezler; çünkü) onlar, bugün teslim olmuşlardır.”